0
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
41
Okunma
Soğuk bir rüzgârın, tenimde bıraktığı o kadim titreme bu...
Saat, gecenin en ücra, en kimsesiz yerini vuruyor.
Dışarıda ne bir iz, ne bir ses, ne de bir bekleyen;
Ben kendi karanlığıma gömülü,
Bizzat kendi celladı olmuş bir adam gibi oturuyorum karşıma.
Yalnızım...
Hem de tüm dünyanın yükünü omuzlarında taşıyan,
Ama tek bir selamı kendine bile çok gören o mağrur yalnızlığımla.
Bak, masanın üzerinde bir fotoğraf; yüzü yıllara küsmüş,
Arkasında bir tarih, silinmiş, unutulmuş, tozlanmış.
Hani derler ya; "insan en çok kendi sessizliğinde çürür,"
Ben de tam o noktadayım.
Duvarlar konuşmuyor artık, sadece bakıyorlar,
Sanki her çatlakta bir hatıra, her gölgede bir pişmanlık gizli.
Öyle bir yalnızlık ki bu,
Sesini çıkarsan, kelimelerin kendi yankısında boğuluyor,
Susarsan, içindeki o bitmek bilmeyen çığlık,
Beyninin içinde bir martı gibi kanat çırpıp duruyor.
Kimse sormasın artık "neden" diye,
Çünkü cevabı, anlatılmayacak kadar ağır,
Taşınmayacak kadar derindir.
İnsan, en sevdiğinin gözlerinde boğulur da,
Kendi yalnızlığının çölünde susuzluktan ölürmüş...
Ben o çölün tam ortasında,
Kumdan kaleler kuran bir çocuk gibi,
Emeğimin, umudumun, yarınlarımın yıkılışını izliyorum.
Güneş doğsa ne çıkar? O, sadece yalanı aydınlatıyor.
Gece çöktüğünde ise, bütün maskeler düşüyor,
Ve insan, aynadaki o yabancıyla baş başa kalıyor.
Bakıyorum... Gözlerimdeki o ışık çoktan sönmüş,
Yerini, sadece kendine ait olan o hazin boşluğa bırakmış.
Kimsesizlerin kimsesi olmaya çalışan ben,
Şimdi kendi kimsesizliğimin altında ezilmekteyim.
Acı, bir sarmaşık gibi sardı yüreğimi;
Ne bir dal koptu, ne bir nefes kaldı artık.
Yaşamak mı? Bu, sadece bir alışkanlık,
Yoksa ölüme doğru atılan, o bitmek bilmeyen bir adım mı?
Bilmiyorum. Tek bildiğim;
Kendi ıssız sahnemde, tek kişilik oyunumu oynuyorum.
Perdeler kapansın, anılar solsun artık;
Bu sahne, bu hüzün, bu yalan dünya,
Sadece benim yalnızlığıma kalsın.
Evet, belki de dünya, benim yalnızlığımın üzerine kurulmuş,
Ve ben, bu ağırlığı taşımakla hükümlü,
Kendi hikayesinin son sayfasını,
Gözyaşlarıyla mühürleyen o yorgun şairim.
Yalnızım... En derin, en koyu, en sızılı halimle;
Kendi kendimin hem infazcısı, hem de tek şahidiyim.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.