0
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
25
Okunma
Kırılmasın diye gövdesi umudun,
Yerden topladım bütün kelimeleri.
Ne rüzgâra eğildim ne sese,
Söz verdim kendime dünden beri.
Bir dördüncü sayfa vurur şimdi kapıyı,
Yorulmak bilmez kalemin nöbeti.
Düşse de gölgeler kâğıdın üstüne,
Ayakta tutar bu büyük gayreti.
Köklere tutunur toprağın altı,
Taşköprü rüzgârı fısıldar özü.
Boyun eğmeyen başaklar gibi,
Şairin bağrında saklanır közü.
Zaman geçer, eksilir takvimden günler,
Geriye sadece dik bir duruş kalır.
Eğilip bükülen sahte gölgeler,
Sözün doğruluğu karşısında ufalanır.
Kusursuz nakşolan bu ak defterde,
Her dize bir nöbetçi gibi bekler.
Karanlık çekilip gittiği yerde,
Aydınlığa uyanır sabırlı yürekler.
Şimdi mühürlensin bu son heceyle,
Yazıldı altı kere, sarsılmaz bir inançla.
Kendi göğünü taşıyan her kelime,
Yarına yürüyor işte böyle bir kelamla
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.