Önce doğruyu bilmek gerekir; doğru bilinirse yanlış da bilinir, ama önce yalnış bilinirse doğruya ulaşılamaz. farabi
Al
Ali Fırat Dicle

KARANLIĞIN İÇTİHADI

Yorum

KARANLIĞIN İÇTİHADI

0

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

27

Okunma

KARANLIĞIN İÇTİHADI

İçimde, çok eskiden gömülmüş bir erdem vardı.
Ne mezarı belliydi ne de yasını tutan kaldı.
Yalnız bazı geceler, göğsümün altında taşın bile unuttuğu bir nabız atardı…
İşte o zaman anlardım, ölüler yalnız toprağın altında yaşamıyormuş.

Ben kendimi, hiçbir mahkemenin bakmadığı suçlarla yargıladım.
Çünkü insanın en büyük günahı işlediği kötülük değildir,
Kendi hakikatini, kendi elleriyle sürgüne göndermesidir.

Ne zaman bir güzellik geçse önümden, evren birkaç saniyeliğine susardı.
O sessizlikte yaşamadığım bütün hayatlar adımı birbirine karıştırarak seslenirdi.
Ben dönemezdim.
Çünkü geriye dönüş, yalnız yolu olanlar içindir.

Ben çoktan kendi içimin haritasını yakmıştım.
Her yasadışı gece, karanlığın bana verdiği sahte bir pasaporttu.
Sabah olunca güneş beni tanımazdı.
Işık, yalnız kendine ihanet etmeyenlerin yüzüne düşerdi.

Ben ise gölgesi bile kirlenmiş bir ağacın altında
kendi ismimi saklayan son sürgündüm.
Birine sarıldığımda tenine değil, içimde çürümeye devam eden eski mezarlara dokunurdum.
Çünkü sevgi, ölülerin en sevdiği dildir.

Yaşayanlar konuşur.
Ölü kalan yanlarımız yalnız sarılır.
Kimi sevsem, yalnızlık yeni bir organ gibi büyürdü içimde.
Kaburgalarımın arasına ikinci bir gece yerleşirdi.
Kalbim atmazdı artık,
Kendini inkâr eden bir saatin duvara çarparken çıkardığı sesle zamanı yaralardı.

Sonra anladım, İnsan…
Tanrı’dan uzaklaştığı için kaybolmaz.
Tanrı’nın kendisine en yakın olduğu yeri inkâr ettiği için kaybolur.
Çünkü Tanrı, gökyüzünde oturan bir kudret değildir yalnız.
Bazen insanın yıllardır açmadığı en karanlık odasının içinde
tozlanan ilk aynadır.
Biz, aynaya bakmamak için bütün evreni seyretmeye razı oluruz.

Ben ömrümü başkalarının gözlerinde saklanarak tükettim.
Kendi ruhuma hiç uğramayan bir misafir gibi yaşadım.
Şimdi anlıyorum, Bazı insanlar ölmez.
Sadece varlıklarının içinden çekilirler.
Geriye yürüyen bir beden, nefes alan bir harabe, adını taşıyan boş bir yankı kalır.

İnsan, cehenneme öldükten sonra gitmez.
Bazıları, kendisine ulaşamadığı ilk günden beri orada yaşamaktadır.
En korkuncu şudur..
Bir gün, bütün günahların affedildiğini öğrensen bile, kendi vicdanının
seni affetmeye niyeti olmadığını anlarsın.

İşte o zaman gece artık karanlık değildir.
Gece, içinde taşıdığın
Hiçbir sabahın diriltemeyeceği
tanrısız mezarın adıdır.

19.01.2025

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 
Karanlığın içtihadı Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Karanlığın içtihadı şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
KARANLIĞIN İÇTİHADI şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL