0
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
75
Okunma
Hangi lisanda sözcüklere sığınsam
Harfler yetim kalıyor dudaklarımda.
Güneşim ol Diyarbakır ovası nisanında,
Ben toprağa düşmüş ilk cemre,
Sen Rüzgâr yakıcı buğday tarlalarında,
Ben savrulan başak, sana doğru eğilen.
Hangi dilden anlatayım seni
Kürtçe’de “delal” desem,
Türkçe’de “gülüm” desem,
Belki Süryanice bir dua,
Belki Ermenice bir türkü,
Belki de hiç ses çıkarmadan,
Göz göze bakarak konuşmak gerek.
Irkımız ayrı, dilimiz ayrı,
Aynı Dicle’nin suyunu içtik yıllarca.
Sen kıyısında gezdiğim deniz ol,
Ben dalga olayım ayaklarına vuran.
Kışımda bahar getir, bir gülüşünle
Karlar erisin bağrımda,
Çiçek açsın her yanım.
Aşk tadında olsun isterim asil.
Ne şarap,
Ne rakı,
Ne de Dicle’nin rahmeti…
Gözlerinin içinde kaybolmak.
Orada boğulayım,
Orada öleyim,
Yeniden doğayım o bakışta.
Sen bana “her şeyim” ol,
Ben de sana “hiçbir şeyin” .
Sensiz her şey eksik,
Seninle her eksik tamam.
Toprağa düşen son cemrem,
Terli bir anda esen serin rüzgâr.
Ben sadece adını fısıldayan bir ovayım…
Bekleyen, yanan, seven,
Her seferinde sana doğru savrulan.
08.11.2009
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.