0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
48
Okunma
Bir bahar akşamı ellerine papatyalar bırakıp
“aklıma sen geldin” diyen adamlardan olmadım hiç.
Çünkü sevgiyi Hep içimde saklanması gereken bir şey sandım.
Adı konursa kırılır diye korktum belki.
Özel günleri de unuttum çoğu zaman.
Takvim yaprakları düşerken
Sen benden küçük kutlamalar bekledin,
Ben ise birlikte yürüdüğümüz sokakların
Zaten yeterince kutsal olduğuna inandım.
“Seviyorum” da diyemedim.
O kelime boğazımda yıllarca açmayan bir düğüm gibi kaldı.
Ne zaman söylemeye yaklaşsam
İçimde eski bir kış başlar. İçim üşür,
Camlara buğu vurur, Sesim geri döner.
Ama bilmediğin bir şey vardı,
Ben sevgiyi gösteremeyen insanlar soyundan geliyorum.
Sarılmayı bilmeyen babaların,
Duygularını sessizce taşıyan annelerin
Çocuğuydum ben.
Bu yüzden birine çiçek vermek yerine
Üşümesin diye kaldırımın rüzgâr tarafında yürüdüm.
Bir günü kutlamak yerine
Sesin yorgun çıktığında
Dünyayı susturup seni dinledim.
Sana “seni seviyorum” diyemedim belki…
Ama gecenin üçünde
Uykum kaçınca aklıma ilk sen geldin.
Kalabalıkta biri sana benzer diye
Başımı çevirdim hep.
Yağmur başlayınca
“yanında şemsiye var mı” diye düşündüm içimden.
Ben sevgiyi yüksek sesle yaşayan biri olamadım hiç.
Cebindeki son sigarayı paylaşmak gibi.
Kimse görmeden yapılan küçük fedakârlıklar,
Sessiz dualar, Kimseye anlatılmayan korkular gibi.
Şimdi dönüp bakınca anlıyorum,
Bazı insanlar sevgiyi söyleyerek büyütür,
Bazıları susarak taşır.
Ben taşıyan taraftaydım.
Ama keşke bir kez olsun
Bir çiçeğin içine adını koyup
Gözlerinin tam ortasına bakarak
“seni seviyorum” diyebilseydim.
19.01.2026
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.