0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
47
Okunma
Güz, omzuma serinliğini bırakmadan önce
Gökyüzü yorgun bir aynaya bölünüyor usulca
Sokak aralarında ezilmiş yaprak kokusu
Sesin çekilmiş duvarlardan, gölgen bile yok
İnsan bazen pervasızca sarılmak ister hayata
Akşamın kırık turuncusunda
Bir köşe başında tesadüfen gözlerine değmek
Rayların unutulmuş tarafında
Camı buğulu bir vagonda
İç çekişlerin ince metal sesi eşlik eder yalnızlığa
Sana dokunulmamış bir sabah bıraksam avuçlarına
Zaman kirpiklerimde ufalanıyor
Ne yana dönsem, hangi kalabalığa karışsam
Üşüyen yanımı senin hayalinle örtüyorum
Ama sen, hiçbir yerde değilsin.
Bir ömür ihtimali geçse içimden ansızın
Kırmadan dünyayı, kirletmeden sevgiyi
“Sessiz ol” der gibi başlıyor gece
Ve ben her şeyi adının kıyısından çağırıyorum.
22.05.2026
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.