0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
112
Okunma
Ax, dunya pir fanî ye, lê dıle mın hêşta giran e,
(Ah, dünya çok fani, ama gönlüm hala ağır ve yaralı,)
Şev tarî, ez tenê, dengê bayê dıbêje tu tuneyî.
(Gece karanlık, ben yalnızım, rüzgarın sesi diyor ki sen yoksun.)
Ateş düştü gönlüme, ne çare ne de bir derman kaldı,
Kader dediğimiz bu yazı, başımıza kor gibi çakılı kaldı.
Bir vakitler, gökyüzünün yere indiği o puslu şehirde başladık biz.
Ne zaman bir ayrılık rüzgarı esse, aklıma o gelir;
Sanki dünya daralır, sanki nefesim bir düğüm olur boğazımda.
Sokak lambalarının altında yarım kalmış bir sigara gibi,
Öylece sönmeyi bekledim yıllarca.
Ateş düştü gönlüme, kor oldu içim,
Sen gittin, ben bittim, lal oldu dilim.
Bir "ah" çektim dağlar titredi yerinden,
Söyle, kim kurtarır beni bu kederin elinden?
Ax, ağır keti dilemın, şewiti cıgeramın,
(Ah, ağır düştü gönlüme, yandı ciğerim,)
Tu çuyi, ez mam tene, tıştın nabe dermanamın.
(Sen gittin, ben kaldım yalnız, hiçbir şey olmaz dermanım.)
Wek çirayek, ez temiri, şev bu tarı tari,
(Bir ışık gibi söndüm, gece oldu karanlıkların en koyusu,)
Ne dınyayê, ne axretê, tu buye buhara mın.
(Ne dünya kaldı, ne ahiret, sen olmuştun benim baharım.)
Hatırlıyor musun? O yokuşun başındaki son bakışını...
Sanki bir daha hiç doğmayacakmış gibi güneş,
Sanki zaman, o anın içine hapsolmuş bir mahkum gibi durmuştu.
Bir tek kelime etmedin, zaten gerek de yoktu.
Bakışların, tüm cümlelerin celladıydı o gün.
Şimdi her gece yıldızlar sana küskün,
Ben sana mahkum, ben sana düşkün.
Bir mektup yazdım, mürekkebi gözyaşım,
Kaderimle baş başa, büküldü koca başım.
Rındê, çima tu çuyi? Çima hişti ez xırab?
(Güzelim, neden gittin? Neden bıraktın beni harab?)
Dıle mın pırdê şikesti, buye wekî xewneke xırab.
(Gönlüm paramparça kırıldı, oldu kötü bir rüya gibi.)
Wekî çemê ku dıherike, dılim dıherike bi te re,
(Akan bir nehir gibi, gönlüm seninle akıp gidiyor,)
Tu çuyi, ez mam bêkes, dıle mın bûye goristan.
(Sen gittin, ben kimsesiz kaldım, gönlüm oldu bir mezarlık.)
Yusuf Hayaloğlu derdi ya, "ayrılık da sevdaya dahil"...
Evet, dahilmiş. Ama bu kadar ağır, bu kadar yakıcı,
Bu kadar "Ateş düştü gönlüme" dedirtecek kadar dahilmiş.
Şimdi kitabın sayfalarında saklıyorum bu yangını,
Belki okuyan birileri, benim yandığım yerden serinler.
Bitti dediler, bitti bu masal burada,
Bir nefeslik can kaldı, o da sana feda.
Yaz Veysel, yaz ki unutulmasın bu sevda,
Ateş düştü gönlüme, artık ne fayda?
Bes e, bes e... Sebr û qerara mın nemaye.
(Yeter, yeter... Sabrım ve kararım kalmadı.)
Tu neyê, ez ê bimrım, çarenivîsa mın xemgîn e.
(Sen gelmezsen, ben öleceğim, kaderim keder doludur.)
Ateş düştü gönlüme, her şev ez dıgrım,
Ev eşq, ev dert, ji bo mın buye cîhan.
(Bu aşk, bu dert, benim için oldu bir dünya.)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.