3
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
107
Okunma
sen gelmeden önce
yollar henüz yürünmemiş birer hasretti
gecenin ikinci adı gurbetti
zaman
yalnızca beklemeyi çalan
bir duvar saatiydi
beklemekse
zamanın en eski ibadetiydi
kapımda duran değil
eşiğimde çözülen bir düğümdün
ben açtım
sen içeri aktın
uzun yıllar kapalı kalmış bir evin
ilk nefesi gibi
bana sarıldığında
hasretle kollarımı uzattım
karanlığın
güneşe teslim oluşu gibi
derin bir kimsesizlikten sonra
çekilen ilk besmeleydi sesin
duyduğumda
omuzlarımdan yılların ağırlığı değil
yalnızlığın yükü kalktı
elimi tuttuğunda
avucumda büyüyen bir bahçeye döndü yüreğim
göğsümü
masmavi bir gökyüzü sardı
yüzüme baktığında
içimden sımsıcak
donmuş bir nehir aktı
güz gelince yaprak dökülür derler
ben seninle
her düşüşün bir yeniden doğuş olduğunu öğrendim
şimdi biliyorum;
sevmek
bir şeyi başka bir şeye benzetmek değil
bir şeyin artık hiçbir şeye benzemediğini
fark etmektir
“sen kimseye benzemiyorsun”
ben de artık
kimseye benzemek istemiyorum
Düşünmek Yaşamın Pasını Silmektir, Karina Yayınevi, Ank, 2018.
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.