0
Yorum
5
Beğeni
0,0
Puan
126
Okunma
Bir çınar,
gövdesine inen ilk baltayla devrilmez.
Bir ülke,
bir şafak vakti ansızın batmaz.
Önce;
okulda
bir sırada
yok olan merakla başlar her şey.
.
Çocukların dimağından
“nasıl”, “neden”, “niçin” arayışı silinir.
Gözlerinden merak,
bakışlarından ışık çekilir.
.
Yerine,
ezberin gölgesi
taklidin karanlık sesi
kabullenişin soğuk perdesi
oturur.
Sonra;
Silgiler temizlemez olur cehaleti,
mürekkepler yalan yazar.
Bir mikroskobun camına toz konar,
dünyayı tartacak teraziler bozulur.
Rakamlar sadece çokluğu anlatır,
içindeki derin hakikat kaybolur.
.
Kürsüler susar, tahtalar susar,
tebeşir yalnız harf yazar.
Kütüphanelerde toz,
kitaplardan daha hızlı çoğalır.
Bir üniversitenin
en büyük yıkımı,
çatısının akması değildir.
Bilimin,
kapıyı çalıp
içeri girecek cesur bir akıl
bulamamasıdır.
.
Hakikat,
hazır cevapların gölgesinde değil,
aranan yolların sonunda bekler.
Bilgi,
kapısı kilitli salonlarda
sadece kendi sesini dinler.
Ve insanlar,
aynı cümleyi
farklı ağızlarla söylemeyi
fikir zanneder.
Önce kimse fark etmez.
Çünkü çöküş,
toprağı sarsan bir deprem değil,
ruhu uyuşturan sessiz bir ninnidir.
Ne top sesleri duyulur,
ne duman yükselir göğe.
İşte o zaman
çöküş çoktan başlamıştır.
.
Akıl
kendi toprağından
göç etmektedir artık.
.
(Çünkü sorgunun bittiği yerde
hakikat yetim kalır.
Şüphenin sustuğu yerde
dogma taht kurar.
Düşüncenin zincire vurulduğu yerde
gelecek doğmadan yaşlanır.)
Okul dediğin,
sadece taştan duvardan
üç beş katlı beton bir sığınak değildir.
.
Orası,
Bilginin ocağı,
bilimin ilk cümlesi,
fikrin suyu,
vicdanın ilk nefesidir.
.
Bir milletin
yarını bugünden mayalayan inancı,
yarınla yaptığı en kutsal bağıt,
milletin kendine verdiği en büyük sözdür.
.
Orada
insan bilimin alfabesini öğrenir.
Akıl şüphe etmeyi.
Kalp merhameti.
İnsan,
insan olmayı öğrenir.
Kara tahta
yalnız harf taşımaz.
Bir milletin
yarınki kaderi
tebeşirin ucunda
sessizce şekillenir.
.
Kalem,
yalnız mürekkep akıtmaz.
Bazen
yüzyılları değiştirecek
bir fikrin
ilk adımını yazar.
.
Bir laboratuvarda
yanan küçücük ışık,
karanlık çağların
en büyük düşmanıdır.
.
Bir kütüphanede
çevrilen tek sayfa,
bin topun yıkamayacağı
bir kaleyi inşa eder.
Lakin o yemin bozulunca
sınıflar dolar,
ama zihinler boşalır.
Diplomalar çoğalır,
fakat hakikatin yüzüne bakacak
cesur insanlar azalır.
Fabrikalar durur,
çarklar yine döner.
Ordular dağılır,
sancak yine dikilir.
Saraylar yıkılır,
yeniden yapılır.
.
Fakat
ziyan edilen bir neslin
telafisi yoktur.
.
Yanlış büyütülen bir zihin,
kırılmış bir pusula gibidir,
yönünü kaybedince
yalnız kendini değil,
ardından gelenleri de şaşırtır.
.
Eğri büyüyen bir fidan,
gölgesini de eğri düşürür toprağa.
Kılavuzu ezber olanın,
gideceği yol uçurumdur.
Eğitim,
yalnız bilgi değildir.
.
Bir çocuğun
gökyüzüne ilk kez hayretle bakışıdır.
Bir gencin
“neden?” “niçin” diye ayağa kalkışıdır.
Bir insanın
yanılmaktan korkmadan
yeniden doğrulabilmesidir.
Yurdunun
yarınını omuzlarında taşıyan herkes bilmelidir ki,
.
Bir medeniyet,
önce sınıfta kurulur,
kara tahtaya yazılan küçücük bir harfle başlar.
Bir vatan,
önce bir öğretmenin şefkatli ellerinde şekillenir.
Bugün
en büyük zenginliğimiz
kasadaki fazlalık değil,
zihinlerdeki aydınlıktır.
.
En büyük yoksulluğumuz
kasadaki eksiklik değil,
zihinlerdeki karanlıktır.
Bir milletin serveti,
yalnız maddi imkanları değildir.
.
Asıl serveti,
sorgulayan evlatları,
dürüst öğretmenleri,
vicdanlı bilim insanları,
hakikatin peşinden yürüyen
gençleridir.
.
Eğitim,
İnsanı inşa eder.
İnsan,
eğitimle ayakta durur.
Bir millet,
düşünmeyi
önce sınıfta öğrenir.
İnsan yıkılırsa,
şehirler ayakta kalsa ne olur?
Sınıfların ışığı sönerse,
şehirlerin ışığı ne kadar parlarsa parlasın,
gece yine gecedir.
Ama
bir çocuğun gözünde
merak yeniden yanarsa,
kafasında “neden”, “niçin”, soruları yeniden doğarsa,
Şafak çok uzakta değildir.
.
Ne zaman ki bir genç, ezberleri bozup sorar,
İşte o gün
güneş yeniden doğmaya hazırdır.
.
Çünkü medeniyet,
cevapların çoğaldığı yerde değil,
soruların çoğaldığı yerde nefes alır.
.
Bir millet
öncelikle ilime, bilime ve hakikate inandığı,
Çocuklarının gözlerinde
merakın ışığı yandığı gün
yeniden doğar.
.
Zira dünya,
hazır cevapların konforunda uyuyanların değil,
zor soruların rüzgarıyla uyananların omuzlarında yükselir.
Düşünmek Yaşamın Pasını Silmektir, Karina Yayınevi, Ank, 2018.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.