1
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
57
Okunma

Sana söyleyecek çok sözüm vardı.
Hepsini ezberledim.
Yanına gelince unuttum.
İnsan sevdiğinin karşısında
kelimelerini değil,
kalbini düşürüyormuş meğer.
Sana bakınca
içimde yıllardır
yer değiştirmeyen bütün suskunluklar
usulca ayağa kalkıyor.
Dilimde bekleyen cümleler
kendilerine yeni bir ağız buluyor.
Nefesim,
ilk defa acele etmeyi bırakıyor.
O an anlıyorum;
insan bazen birini sevmez...
yalnızca,
ömrünün eksik kalan tarafını tanır.
Bazen kendi kendime soruyorum;
"Bu kadar sevmek korkutmuyor mu seni?"
Korkutuyor...
Hem de her gün.
Ya bir gün gidersen...
Ya ellerin ellerimden çekilirse...
Ya kader seni benden uzak bir yere yazarsa...
İşte bunların hepsi korkutuyor beni.
Ama korktuğum için sevmiyorum seni.
Sevdiğim için korkuyorum kaybetmekten.
Beni güçlü sanıyorlar.
Oysa sen gülmeyince
içimde koca bir dünya sessizliğe gömülüyor.
Kimse bilmiyor...
Ben bütün dualarımın arasına
senin adını saklıyorum.
Bir gün bana,
"Neden bu kadar seviyorsun?" diye sorarsan...
Başımı eğmeden,
gözlerinin içine bakarak söyleyeceğim:
İki sebebim var vallahi... İkisi de sensin.
Biri kalbim...
Diğeri ömrüm.
Kalbim sensiz atmıyor,
ömrüm sensiz başlamıyor.
Sen değer meselesi değilsin.
Susayınca suyun kıymeti sorulmaz.
Nefes alınca havanın hesabı yapılmaz.
Ben seni sadece sevmedim...
Sende kendimi buldum.
Bu yüzden vazgeçmek,
senden değil,
kendimden vazgeçmek olur.
Sana bir söz verdim.
Ne olursa olsun,
yolumuz ne kadar uzarsa uzasın,
sesin ne kadar uzaklardan gelirse gelsin,
o sözü yere düşürmeyeceğim.
Çünkü verdiğim söz,
dudaklarımdan çıkan bir cümle değildi.
Kalbimin en sessiz yerine
kendi elimle bıraktığım bir ömürdü.
Gün gelir saçlarıma kar düşer,
ellerim titrer,
sesim yavaşlar.
Dünya beni yavaş yavaş eksiltir belki.
Ama son nefesimde bile
bana hayatımın en doğru şeyini sorarlarsa,
hiç düşünmeden yine aynı cevabı veririm:
İki sebebim var vallahi... İkisi de sensin.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.