(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Güneşe gölge olmak, zamansız sevda ekmek gibi mısralar, sevmenin aslında ne büyük bir cesaret ve bazen de ne ağır bir mahcubiyet olduğunu en içten haliyle yansıtıyor. Dağlarda dumansız ateş yakmak ve yağmur olup yağamamak, sevdayı bir yük değil de ruhun en derinindeki o sönmeyen bir "sızı" olarak taşıdığının en güzel kanıtı olmuş. Kelebeğin puluna, bülbülün gülüne ve dergâhtaki küle dönüşen o yanık duygu geçişleri, şiirine tasavvufi bir derinlik ve estetik bir hüzün katmış. "Derde derman olamadım" itirafı ise, sevdiğinin karşısında kendini eksik hissetmenin o mahzun ve zarif boyun eğişini simgeliyor; bu, sevginin en saf halidir. Umut ekip hayal biçmenin, ırakta olsan da unutmamış olmanın o derin sadakati, dizelerinde bir dua gibi yankılanıyor. Yakın olamamanın getirdiği o "bağışla" yakarışı, aslında sevdiğine olan hürmetin ve ona duyulan o bitimsiz değerin bir yansıması; gönül, mesafelere rağmen ona sadık kalmanın huzurunu yaşıyor. Vuslat için yorulmak, coşkun bir ırmak misali durulmak ve mutluluğu bulamasa bile hüznü bir madalya gibi taşımak; senin o "köylü terbiyesi" ile yoğrulmuş vakur ve asil gönlünün bir fotoğrafı gibi. Şiirindeki bu teslimiyet ve samimiyet, okuyan her kalpte ince bir sızı bırakacak kadar gerçek; kalemine ve yüreğine sağlık. Emeğine yüreğine sağlık. Okuduk beğendik.
Ne elele tutuştuk, ne de gözgöze baktık, Sevdanın kemendini, biz bize gizli taktık, Yeşilırmak misali, ayrı mezraya aktık, Bu sevdanın bendine, dolamadım bağışla.
Oturmadık diz dize, onca seneler geçti, Sevdanın takviminden, sanırım vuslat uçtu, Tükettik nakdi ömrü, ah! ne fırsatlar kaçtı, Ben bu aşkın kadrini, bilemedim bağışla...... Kul Figani......
İmkansız aşkların ortak paydası: vuslatı visalin ahirete ertelenmesi ve aşıkla maşuğun asla pes etme esirdir mahir kalem... Her iki sevgili de suçu kendi yürek sırtına yükleyerek incitmemektir.
Ferhat Şirin için, "" dağları delemedim bağışla""derken, o dağların elek elek elendiğini bugün halen görebilirsiniz Aşıklar şehri memleketim Amasyada... .... Güneşine gölge ettim amansız Yüreğine sevda ektim zamansız Dağlarında ateş yaktım dumansız Yağmur olup yağamadım bağışla ... ..... Bir yüreğe; geç kalmış, zamansız sevda ekmenin verdiği ızdırabı ancak ve ancak eken aşık bilir... İşte cânânı incitmeden suç ilmeğini boynuna geçirmek budur. Oysa, maşuk da bu "imkansız aşk suçuna ortaktır sevmekle" .....
Kelebeğin kanadında pul oldum Bülbülü ağlatan gonca gül oldum Dergahında yana yana kül oldum Derde derman olamadım bağışla ......
Çaresizliğini dile getiren aşık derde derman olamadığının yalvarışı içinde "" aşkın dergahında kendini de feda ederek yakıp kül ettiğini "bağışla" sözcüğünün içine ustaca yerleştirmiş....
...
Umut ekip hayal biçtim kuruttum Masallarla yüreğimi avuttum Irağında sanma seni unutum Ama yakın olamadım bağışla ... ..... Elim kolum bağlıydı.... Ayakları prangada aşk mahkumuydum... Çaresizdim.... Gelemedim... Ama, unutmadım bağışla.... "" Ama hayalinle yaşıyorum bilesin"" demiş figan feryatla...
....
Vuslat için çabaladım yoruldum Coşkun ırmak gibi akıp duruldum Kalbimi kedere hüzüne vurdum Mutluluğu bulamadım bağışla... .... Esere mühür gibi vurulmuş final dörtlüğünde aşık; maşuktan da," aşktan da" af diliyor... Lakin; aşkın kaderini yazana da isyan var sanki....
Saygıdeğer sevgili şaire; hani bir şarkı var ya " Bu kadar yürekten çağırma beni"... Ölebilirim.... " sana Vurgunum, aşkta yorgunum, tanrıya dargınım... Nokta.
Özetleyecek olursak; Şair bin sayfalık bir aşk romanını bir şiire sıkıştırmış mahir kalem... En kalbi duygularımla ayakta alkışladım can dostum iyiki varsın şiir dünyasında... Kul Figani
Şiirime eşlik eden Harika dörtlükleriniz ve gönül süzgecinden geçirerek yaptığınız değerli yorumunuzla artı değer kattınız şiirime sayfama değerli şair dostum çok teşekkürler selam ve saygılar çokçadır size.
Şiirime eşlik eden Harika dörtlükleriniz ve gönül süzgecinden geçirerek yaptığınız değerli yorumunuzla artı değer kattınız şiirime sayfama değerli şair dostum çok teşekkürler selam ve saygılar çokçadır size.
Şiirime eşlik eden Harika dörtlükleriniz ve gönül süzgecinden geçirerek yaptığınız değerli yorumunuzla artı değer kattınız şiirime sayfama değerli şair dostum çok teşekkürler selam ve saygılar çokçadır size.
Şiirime eşlik eden Harika dörtlükleriniz ve gönül süzgecinden geçirerek yaptığınız değerli yorumunuzla artı değer kattınız şiirime sayfama değerli şair dostum çok teşekkürler selam ve saygılar çokçadır size.
He, he. Önce üç kıta ile kan kusturun Sonra bir kıta ile "Kalbimi kedere hüzne vurdum. Bağışla" deyin. Oh ne âlâ Sadece şaka! Akıcılığı ve benim için konusu ile çok gğzel bir şiirdi. Elbette öğretmen yazarsa böyle yazar Hocam. Selam duam ve hürmetlerimle efendim Hatırlı çalışmalar
Şiir okununca klinikteki ahali bir süre sessiz kaldı. Bir sakin, "Hocam, burada suçlama yok, savunma yok; sadece içten bir pişmanlık var" dedi. Bir başkası, "Şair affedilmekten önce kendi vicdanının kapısını çalıyor sanki" diye ekledi. Gönül Onarım Birimi'nden bir müdavim, "Bazı yaralar özürle kapanmaz ama özürsüz de iyileşmez" dedi. Bunun üzerine Kalburabastî Efendi Hazretleri, "Evlatlar, insanın en ağır yükü sırtındaki değil, gönlündeki keşkelerdir" buyurdu.
Kalburabastî Efendi Hazretleri'nin Değerlendirmesi
Sayın Melahat Çetinkaya, pişmanlık ve özlem duygularını zarif mecazlarla işleyen başarılı bir şiir ortaya koymuş. "Güneşine gölge ettim amansız" dizesiyle başlayan eser, baştan sona bir gönül muhasebesi havasında ilerliyor. Kelebek, bülbül, gül, dergâh, yağmur ve ırmak gibi imgeler şiirin duygusal zenginliğini artırırken, her kıtanın sonunda tekrarlanan "bağışla" sözü şiire hem ahenk hem de yakarış gücü kazandırıyor. Özellikle "Dergâhında yana yana kül oldum" dizesi, şiirin en etkileyici söyleyişlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Özün sözü budur.
Affedilmeyi istemek cesarettir; affedilmeyi hak edecek kadar samimi olmak ise erdemdir.
Melahat Hanım kaleminize sağlık Beni Bağışla şiirinizdeki o derin mahcubiyet ve naif sitem yüreğime dokundu Tebrik ederim kaleminiz kavi duygunuz daim olsun
İmgesel Zenginlik: Şiirde kullanılan "dağlarda dumansız ateş yakmak", "kelebeğin kanadındaki pul olmak" veya "dergâhta kül olmak" gibi ifadeler, sadece bir özür değil, aynı zamanda yaşanmış büyük bir emeğin ve çabanın izlerini taşıyor. Bu imgeler, karşınızdaki kişiye duyulan derin hürmeti ve sevgiyi çok güzel betimliyor.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.