0
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
89
Okunma
Şeref şeref dediler, şeref nedir bilmediler,
Namusu dillerinden hayat boyu düşürmediler.
Ama en büyük namussuzluğu örnek seçtiler,
Doğruluk kapısından bir kez bile geçmediler.
Maskeler takıp da gezdiler hep aramızda,
Gözleri kaldı bizim bir lokma yaramızda.
Adalet aradık biz kapkara yazımızda,
Onlar şerefi pulla, parayla ölçtüler.
Dışları süslü saray, içleri çöplük dolu,
Kaybetmişler yürürken hakka giden o yolu.
Bükülür elbet bir gün zulmün o güçlü kolu,
Yalanı kendilerine koruyucu seçtiler.
Mazlumun feryadını kulaklar duymaz oldu,
Vicdanlar köreldi yürekler sağır oldu.
Dünya denen bu hanı kötülük kaplar oldu,
İyilik tohumunu kökünden deşip geçtiler.
Kul hakkı yemek onlar için sıradan işti,
Zaman tersine döndü, devran ne çabuk değişti.
İyiler sustukça meydanlar kötüye yetişti,
İnsanlar göz göre göre kötülüğü seçti.
Zalim köşklerde güler, mazlumun gözü yaşlı,
Her gün bir başka yalan, hepsi de çatık kaşlı.
Görünüşte efendi, mecliste ağır başlı,
Gönül kırmak adına yarışıp öne geçtiler.
Emanet aldıkları her bağı talan ettiler,
Doğruyu eğrilttiler, gerçeğe yalan dediler.
Yetimin rızkını da utanmadan yediler,
Arı, namusu unutup, arsızlığı seçtiler.
Hak diyen dillerini paraya kul ettiler,
Tertemiz duyguları çiğneyip pul ettiler.
Makam mevki uğruna her yolu yol ettiler,
Nefsleri için.Kul olmaktan vaz geçtiler
Sonunda bitecek elbet bu riyanın devranı,
Yıkılır başlarına her haksızın sarayı.
Tarih unutmaz asla yapılan bu karayı,
Şerefli şerefsizler, Adalet nedir bilmediler...
Ufuk Güney
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.