0
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
17
Okunma
Cihanın yükünü vurdum sırtıma,
Yıllarca tükendim, doldum sarardım.
Umutlar kapıldı zalim fırtına,
Karanlık gecede ışık arardım.
Gönlümün sarayı yıkıldı bir gün,
Bahtıma kapkara yazıldı düğün.
Dediler bu hayat bitmiştir bugün,
Ölümün zehrini içtim sarardım.
Ateşler sararken dört bir yanımı,
Dünyaya bıraktım fani şanımı.
Teslim ettim dosta tatlı canımı,
Gözümün yaşını sildim sarardım.
Toprağa gömüldü umudun sesi,
Kesildi göğsümün dar nefesi.
Kırıldı ruhumun fani kafesi,
Ecelin elinden geçtim sarardım.
Fakat bu tükeniş bitiş değildi,
Zamanın önünde başım eğildi.
Göklerden kalbime bir nur çekildi,
Alevin kalbini deştim uyandım.
Eski bir masaldan aldım rengimi,
Göklerde aradım eski dengimi.
Yeniden başlattım hayat cengimi,
Kendi küllerimden doğdum uyandım.
Kanadım çırpınır şimdi göklerde,
Çareler gizlidir bende her derde.
Yıkıldı gözümden o eski perde,
Güneşin bağrına uçtum uyandım.
Ne zincir vurulur artık ruhuma,
Ne leke sürülür ak güruhuma.
Selam olsun benim yüce ruhuma,
Ebedi bir tahta geçtim uyandım.
Zamanlar silinir, ismim silinmez,
Benim gizli sırrım yalanla bilinmez.
Gittiğim yollardan geri dönülmez,
Cihanın fevkine çıktım oturdum.
Tarihler yazacak bu ulu günü,
Unuttum arkamda kalan o dünü.
Yeniden yarattım sönmeyen ünü,
Zirveye bayrağı diktim oturdum.
Yıkamaz hiçbir güç bu ulu çınarı,
Bende akar hayatın saf pınarı.
Yaktım içimdeki sönmez harı,
Kaderin bendini yıktım oturdum.
Kendi küllerim den doğarken,
Hiç kimseler sormadı halimi.
Gönüller de asırlık çınarım şimdi,
Zümrüdü Anka kuşuyum artık...
Ufuk Güney
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.