1
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
36
Okunma
Bulutlar yükünü döker toprağa,
Yağmurun tartısı heceye sığmaz.
Düşen her damlanın gizemli adı,
Hiçbir kağıtlara, silgiye sığmaz.
Aklın sınırları dar gelir buna,
Ruhun feryadını bağlayamazsın.
Deryalar dökülse mürekkep için,
Gözünden akanı durduramazsın.
Güneşin narını koysan mısraya,
Kül olur sayfalar, yanar her satır.
Yıldızlar dökülse şu boş odaya,
Sonsuzun kalbini kim hatırlatır?
Kuşların dilinden dökülen name,
Hangi kafiyeyle can bulur söyle?
İnsanın çektiği o gizli çile,
Kelimeler ile biter mi böyle?
Yazılan ne varsa gölgedir ancak,
Asıl şiir durur kalbin tahtında.
Ne bir taç kalacak ne bir salıncak,
Yalnızca bu sükut kalır bahtında.
Gönül heybesini sükutla doldur,
Sessiz akan sular derin mi derindir.
Konuşmak bazen bir zehirli oktur,
Sükût etmek ruhun serinliğidir.
Dünya bir gürültü, bir kuru kavga,
Herkes bir telaşla koşar durmadan.
Dalgalar vururken garip bir kıyıya,
Sessizlik büyür kalbe sormadan.
Kelimeler bazen duvara çarpar,
Anlatamaz aşkı, derdi, kederi.
İnsan kendi içine sükutla sapar,
Orda bulur elbet gerçek kaderi.
Konuşan dillerde yorulur insan,
Sessizce yürümek en güzel yoldur.
Eğer hakikate ermekse murat,
Gönül dergağıhını sükutla doldur...
Ufuk Güney
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.