3
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
31
Okunma
Bir memleket düşün kardeşim,
duvarları yeni boyanmış
ama bodrumunda çığlık saklıyor.
Meydanlarında bayrak çok,
hakikat az.
Ve herkes aynı cümleyi fısıldıyor artık
gözünü yere indirerek:
“Dikkat et, duyulur…”
Bir zamanlar mahkemeler vardı burada;
şimdi sadece
kararların okunacağı saatler var.
Hakim dediğin bazen
cübbesini değil,
talimatı giyiyor sabahları.
Adalet sarayları yükseldi göğe doğru
ama içindeki vicdan
asansöre binemeden kaldı aşağıda.
Muhalif dediler önce,
sonra hain,
sonra sustular.
Çünkü bu ülkede bir insanı yok etmek için
kurşun gerekmiyor artık;
bir manşet,
iki soruşturma,
üç tane “millî hassasiyet” yetiyor.
Ve bak kardeşim,
stadyumlarda bile siyaset var şimdi.
Bir çocuk gol sevincinde yanlış şarkıyı söylese
fişleniyor bakışlardan.
Tribün dediğin yer eskiden öfkenin türküsüydü,
şimdi kameralı bir yoklama defteri.
Forma numaraları kadar
düşünceler de kayıt altında.
Bir sanatçı konuşsa
önce konseri iptal ediliyor,
sonra hayatı.
Çünkü bunlar türküden korkuyor kardeşim.
Türkü dediğin şey
halkın gizlice birbirine bıraktığı mektuptur.
Bir saz sustu mu sanıyorlar ki
sessizlik kazanıyor?
Hayır.
Sessizlik sadece
korkunun resmi dili oluyor.
Ahmet Kaya’yı sürgüne gönderen akıl
ölmedi bu ülkede;
sadece kravat değiştirdi.
Eskiden masalarda çatal atıyorlardı adama,
şimdi ekranlarda linç kusuyorlar.
Teknoloji ilerledi belki
ama vicdan hâlâ orta çağ.
Ve en acısı ne biliyor musun kardeşim?
İnsanlar artık adaletsizliğe şaşırmıyor.
Bir gazeteci alınmış gece vakti —
“Kesin bir şey yapmıştır.”
Bir öğrenci içeri atılmış —
“Devlete karşı gelmiştir.”
Bir kadın bağırıyor sokakta —
“Provokatördür.”
Böyle böyle öldü bu ülkenin merhameti.
Şimdi herkes birbirine benzemeye çalışıyor.
Aynı cümleler,
aynı korkular,
aynı televizyon yüzleri.
Çünkü farklı olmak burada
suçun ön hazırlık aşaması sayılıyor.
Ama iyi dinle kardeşim:
Bir ülke sadece zulümle çürümez.
Asıl,
zulmü alkışlayanların sesi büyüyünce çöker.
Ve bir gün gelir,
susturdukları herkesin sessizliği
birikir sokak aralarında…
Sonra bir gece ansızın
duvarlar konuşmaya başlar.
İşte o gün
ne saray kalır yalanın üstünde,
ne ekranlarda büyütülmüş kahramanlar.
Çünkü halk bazen geç uyanır kardeşim
ama uyandığında
tarihin yönünü değiştirir.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.