0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
16
Okunma
babam erken yat dedi
topladım düşlerimi güneşten
yürüdüm ışıl rüyalarına annemin
daha yoktu dünya
bunu bilir kıyılarda açan yasemin
taşlı kaleye yağan kar
göveren bahar söğüt ucunda
çatlayan fanusun meyli kırılmayadır
kırılmak büker fezâyı
yıldız tozlarını döker ellerime
bildiğimiz toz işte
nem alınca balçık olan
halk eden cümle mevcudatı
yol gayesine düşenler büyür
büyümek kaldırır dünyayı
biraz da tutar göğün saçlarından
delil diye bileşik varlığa indirir
o zaman mıknatıs taşını toprağa verir
öbür yüze de geçebilir büyüyenler
resmin çizersin çocuksan
sûretini açan ışık
yayar sırrımı / yüzümde dönen dünyaya
elimde ekmeğim bitmeden
serperim evrenlere gökkuşağını
akış yolumu verir
kolay gelir okumak / sükun diyârını
annem
annem resimlere bakar
çağırır gidenleri
aynı şeylere başka hikâyeler
anlatarak saati kurar
o zaman ân ilmi titrer, genişler
babam eve geç kalır
ıslık çalar söğüt gazelinde rüzgâr
Nilüfer Açılan Yıldız
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.