5
Yorum
18
Beğeni
5,0
Puan
63
Okunma
Şimdi senden ardakalan ne varsa,
Yalnızlığımla bir bir selamlıyorum onları…
Bir fincanın dibinde kalmış suskunluk gibi,
Yarım ve eksik bırakılmış cümlelerin ağırlığında,
Konuşuyorum kendimle, anmadan adını...
Oysa,
Gitmeyi sen istedin,kalmayı ben…
Ama bilirsin, bazı savaşlar
daha başlamadan kaybedilir
çünkü bir taraf çoktan vazgeçmiştir.
Bizden, benden çoktan vazgeçmiştin sen..
Eski bir ev gibi kurmuştum içimde kalmayı,
Pencerelerine seni asmış,
Gülüşüne sabahlar sermiştim,
Gece gözlerine yıldızları taç etmiştim…
Sen ise benden gitmeyi
Kapıyı bile kapatmadan öğrendin.
Şimdi yokluğunla baş başayım,
Odalarımda yankılanan binlerce ses var.
Nefesime düşüyor hâlâ benden gidişin,
Sense çoktan alışıyorsun bensiz bir hayata.
Üstelik, ben hâlâ senli cümleler kuruyorum.
Kırgınım kendime…
Çünkü bir insanın kalmak istemediği yerde
ısrarla “biz” demenin
ne kadar ağır bir yenilgi olduğunu
Çok geç öğrendim.
Ve şimdi…
şimdi senden ardakalan ne varsa
toplayıp içime gömüyorum.
Adını değil, acını saklıyorum,
Ne olursun,yalvarırım git...
Git…
Gitmek sana çok yakıştı üstelik,
Ben,kalmalara mahkûmum zaten…
Ama...
Ama bir gün biri sana,
Benim sana baktığım gibi bakarsa,
O zaman anlayacaksın beni
Neden bu kadar sessiz kaldığımı yıkıldığımı anlayacaksın…
Ve o gün geldiğinde,
senden vazgeçmiş olacağım.
Belkide sadece,
Seni sensiz yaşamayı öğrenmiş olacağım.
Hadi durma...
Git...
Gitmeyi sen istedin zaten...
5.0
100% (10)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.