Aptallığın en büyük kanıtı, aynı şeyi defalarca yapıp farklı bir sonuç almayı ummaktır einstein
Vecdi Murat SOYDAN
Vecdi Murat SOYDAN

YANDIM

Yorum

YANDIM

( 2 kişi )

0

Yorum

2

Beğeni

5,0

Puan

33

Okunma

YANDIM

YANDIM

Sonra dedim ki; ’’Parmağıma değen sigaranın şu namussuz ateşi mi daha fazla acı verir, yoksa aşk acısı mı? Anladım ki sigara yanığı, yürek yangınının yanında nedir ki? ’’

Not: İslam inancına göre ayet tefsirlerinde ve hadislerde belirtildiği üzere cennet ehli, dünyadaki yaşları ne olursa olsun ebedi gençlik çağında, 30 veya 33 yaşında olacaklardır. Bu durum fiziksel ve ruhsal olarak en mükemmel, dinç ve olgunluk dönemi kabul edilir ve dünyevi bir zamandan ziyade, insanın güç ve güzelliğinin zirvesini simgeler.
Şiirimi biraz da tasaffuvi tarzda 33 dörtlük olarak yazmamın sebebi 33 yaşa bir naziredir.


Bilmem nasıl kandım tatlı sözüne,
Bakıp bakıp durdum o son resmine,
Sonunda büründüm hicran közüne,
Hasret ateşinde piştim de yandım.

Gözümden dökülen yaşlar sel oldu,
Umutlar tükendi, gençlik yel oldu,
Gönül bahçemdeki güller kül oldu,
Sabrın eleğinden geçtim de yandım.

Mekânsız, zamansız bir boşluktayım,
Ne derin uykuda ne huşudayım,
Sana hem çok yakın hem uzaktayım,
Aşkın hırkasını giydim de yandım.

Adını anardım her nefesimde,
Bir garip feryat var şimdi sesimde,
Kaybettim kendimi, yok adresim de,
Kara zindanlara girdim de yandım.

Ne bir hâkim kalsın ne de bir sanık,
Bir tek şu yüreğim aşkına tanık,
Mutluluk dediğin o da bir anlık,
Çaresiz bir derde düştüm de yandım.

Kul oldum yoluna, bitsin bu cezam,
Görülsün kalbimde en son mahkemem,
Toprağa verilsin, işte cenazem,
Sırat köprüsünden geçtim de yandım.

Ne bir umut kaldı, ne ince bir yol,
Kurudu gövdemde uzanan o kol,
İçimdeki bir ses dedi ki yok ol,
Hiçlik makamına göçtüm de yandım.

Geceler sırdaşım, dertler yoldaşım,
Eğildi, büküldü o mağrur başım,
Kurudu pınarım, akmıyor yaşım,
Damladan deryaya taştım da yandım.

Hesapsız, kitapsız bir rüyadayım,
Ne gurbet elinde ne sıladayım,
Cevabı olmayan bir nidadayım,
Kendi hududumu aştım da yandım.

Beni seven vardı, sorarım nerde,
Derman bulunmazmış düşülen derde,
Adım unutulsun gitsin her yerde,
Ebedi sükûtu seçtim de yandım.

Bitti içtiğim o dünyevi zehir,
Sustu damarımda çağlayan nehir,
Geride kalırken koskoca şehir,
Çıkmaz bir sokağa girdim de yandım.

Zamanın eliyle silindi izim,
Ne bir sitemim var ne dertli sızım,
Sessiz bir duaya dönüştü sözüm,
Feleğin çarkından geçtim de yandım.

Bir eser kalmadı eski sevdadan,
Umudum kesildi fani dünyadan,
Feryadım yükseldi sessiz odadan,
Göğsümden kalbimi söktüm de yandım.

Yaşanmadı saydım, unuttum dünü,
Ne yapayım şanı, şöhreti, ünü,
Gördüm nihayet o mahşer gününü,
Hicran ateşine düştüm de yandım.

Gölgesi kalmadı yalan sarayın,
Hükmü de kalmasın günün ve ayın,
Gözümde bir damla yaş bırakmayın,
Ben kendi yaşımı içtim de yandım.

Kapandı gözlerim, bitti bu sızı,
Silindi göklerden ömrümün yıldızı,
Bıraktım geride baharı, yazı,
Kendi enkazımı deştim de yandım.

Gecenin bağrında bir sırmış adım,
Ne bir murad aldım, ne de muradım,
Her bir zerrem ile sevgi aradım,
Ben benden dışarı taştım da yandım.

Artık ne ben kaldı ortada ne sen,
Toprağın koynunda uyur bu beden,
Sormayın dostlarım, sormayın neden,
Vuslatın nârına düştüm de yandım.

Dün bayram ederdim, şimdi sığıntı,
Ne bir teselli var, ne bir kırıntı,
Maziden geriye kalan yıkıntı,
Dünyanın zevkinden geçtim de yandım.

Adım yazılsa da mezar taşına,
Bakmayın gözümün kanlı yaşına,
Gidiyorum işte yalnız başına,
Kendi mahşerime göçtüm de yandım.

Gönül aynasından sildim her rengi,
Bozuldu dünyanın tartısı, dengi,
Bitirdim içimde olan bu cengi,
Kaderime boyun eğdim de yandım.

Silindi zihnimden ismimle, cismim,
Ne bir gölgem kaldı ne de bir resmim,
Rüzgâra karıştı nihayet sesim,
Toprağın bağrına girdim de yandım.

Ne bir dermanı var, ne bir ilacı,
İçimde dinmiyor bu derin acı,
Başımda dururken hasretin tacı,
Ateşten gömleği giydim de yandım.

Ne gökte bir hilâl, ne yerde bir taş,
Dindi o göğsümde dinmeyen savaş,
Karıştı toprağa o gururlu baş,
Sevdanın sırrına erdim de yandım.

Söndü içimdeki kükreyen volkan,
Geride ne bir iz kaldı ne mekân,
Zamanı eriten meçhul bir zaman,
Dünya telâşından kaçtım da yandım.

Ne bir sitemim var ne bir şikâyet,
Bu sessiz çığlığım cana emanet,
Gönül dedikleri derin bir ayet,
Sessizce içime aktım da yandım.

Dünya bir gölgeydi, geldi ve geçti,
Her canlı kendine bir ecel seçti,
Gönül kuşum bu dar kafesten uçtu,
Sonsuz saltanata göçtüm de yandım.

Ne arayan sorar, ne bilir kimse,
Ruhum o ebedi nura ererse,
Biter bu imtihan, kapanır perde,
Zamanın ardına geçtim de yandım.

Ne bir misafir var, ne bekleyen can,
Durdu damarımda akan deli kan,
Gözümden silindi koca bir cihan,
Mazi defterini dürdüm de yandım.

Ne bir harf kalmalı, ne de bir hece,
Gündüze karıştı karanlık gece,
Çözüldü nihayet gizli bilmece,
O yüce dergâha girdim de yandım.

Toprak alsın beni, dolsun bu çukur,
Gönül aynasında kalmadı gurur,
Şimdi her zerreme bulaştı bir nur,
Kendi cenazemi kıldım da yandım.

Bıraktım geride ne varsa benden,
Ruhum azat oldu bu fani tenden,
Gayrı ne beklersin ey dünya benden,
Ecel şerbetini içtim de yandım.

Hep böyle kalmaz ya, kapanır yara,
Benden ne iz kalır ne bir hatıra,
Daha ne yazayım şu son satıra,
Kendi fermanımı açtım da yandım.

Vecdi Murat SOYDAN
08-09-10 Haziran 2026, Isparta

Paylaş:
2 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (2)

5.0

100% (2)

Yandım Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Yandım şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
YANDIM şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL