0
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
23
Okunma
Sustum edep ile / büktüm boynumu,
Gördüm bu dünyanın / derin oyununu.
Toprak yutacakken / bir gün boyumu,
Nefsimi ateşe / yakmaya geldim.
Kibrin kalesini / yıktım da geçtim,
Dünyanın zehrini / bildim de geçtim.
Gözümün yaşını / sildim de geçtim,
Gönlümü Hak eve / yapmaya geldim.
Makamı, rütbeyi / sildim defterden,
Mevlâ’m azat etsin / beni bu serden.
Kurtulup kibirden / hem de günahtan,
Huzur deryasına / akmaya geldim.
Gözüm yok sarayda / ne de bir handa,
Misafir kalmışım / yalan cihanda.
Ecel şerbetini / içtiğim anda,
O nur cemaline / bakmaya geldim.
Azık ettim sabrı / bu zorlu yolda,
Gözüm kalmaz artık / sağda ve solda.
Bülbül feryat eder / dikenden kolda,
Gülün kokusunda / erimeye geldim.
Sözümü arıttım / gıybetten, kinden,
Şüpheyi söküp de / çıkardım dinden.
Vazgeçtim bugün ben / bencil nefsimden,
Hiçlik hırkasını / giymeye geldim.
Teslimiyetin tacını / taktım başıma,
Haramı katmadım / helal aşıma.
Bakmadan dünyada / göze, kaşıma,
Yaradan aşkıyla / pişmeye geldim
Hesaba çekerek / her gün kendimi,
Yıktım gururumun / azgın bendini.
Buldum hakikati / buldum dengimi,
Allah için / kül oldum da geldim...
Ufuk Güney
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.