1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
71
Okunma
Feleğin çarkına takıldı yolum,
Kırıldı kanadım, tutmuyor kolum.
Çileyle doludur sağım ve solum,
Güneşe hasretle biter mi ömrüm?
Zaman ağır akar, geçmek bilmez hiç,
Sırtımda yük olmuş kat kat çile, hıınç.
İçimde Sönmeyen bir garip sevinç,
Bir sabah hürriyet doğar mı dersin?
Demir parmaklıklar örmüş etrafı,
Sormadı kimse hiç hakkı, insafı.
Alnıma yazılmış çilenin afı,
Gözümden akan yaş durur mu dersin?
Gündüzüm karanlık, gecem bir zindan,
Geçti baharımız, tükendi derman.
Dertler katmerlendi, gelmedi ferman,
Bu dertli yüreğim susar mı dersin?
Anamın duası sarar içimi,
Sıla uzak kalır, unuttum kendimi.
Taş duvarlar bilmez benim derdimi,
Yârim bir gün beni anar mı dersin?
Gençliğim soldu da gitti elimden,
Sitem eksik olmaz artık dilimden.
Anlayan çıkmadı benim halimden,
Kader bu yükünü alır mı dersin?
Avlu dar geliyor, gökyüzü yarım,
Özgür kuşlar gibi uçmaktır kârım.
Tek başıma kaldım, yoktur bir yârim,
Açılan kapılar güler mi dersin?
Takvim yaprakları dökülür bir bir,
Sabırla beklerim, Rabbimdir kebir.
Karanlıklar içinde kazılır kabir,
Dostlar bir gün beni sorar mı dersin?
Sözlerim feryattır, duyulmaz dışta,
Hayallerim kaldı boranda, kışta.
Umut tükenmiyor en son bakışta,
Kader bu çileyi siler mi dersin?
Son sözüm şükürdür, boynum bükük,
Yüreğim yaralı, bağrım da sökük.
Dünya bir pencere, duvarlar çökük,
Aydınlık bir sabah gelir mi dersin?...
Ufuk Güney
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.