0
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
37
Okunma

Hiçbir hekim bulamaz bendeki bu amansız sızının yerini,
Ben dile gelmeyen feryatların, gömülen sevdaların esiriyim.
Görenler tenimi dökülür sanır, saçlarım tellerinden sökülür sanır;
Bilemediler; ben konuşma kanseriyim, ben sevdiğimi söyleme kanseriyim!
İki kelime sohbetine, bir kuru selamına hasret kaldığım o kör odalarda,
Hastalık ciğerimde değil, bu dilsiz infaz yapışmış kaderime...
Açın ruhumun perdelerini, bir ömür nasıl susulurmuş görün bu masada,
Bir darbe vurun en derine, sustuğum her cümle sızlasın iliklerimde oda oda.
Gözlerimde donan o dilsiz bakış, mecazi bir intiharın tam eşiğidir,
İçime gömdüğüm o kör itiraflar, ruhumdaki ölümün ayak sesidir.
Dokunun nabzıma, durmuştur; hücre hücre büyürken bu sensizlik kanseri,
Teşhisi hasret olan bu ağır dert, içimde katlediyor o eski beni.
Ama kırıldığım o dilsiz masadan, yepyeni bir nefesle filizleniyorum şimdi,
Söylenmemiş aşkların o ilençli mühürlerini tek tek söküp atar gibi...
Küllerimden doğuyorum o uçurumun kenarında, sükutun zincirini kırar gibi,
Beni diri diri gömen bu suskunluk, hayata bağlıyor en dipten beni!
Sen dilsizliğin zindanında kal, ben inadına kelimelerle haykıracağım,
Bu dilsiz ameliyat masasından kalkıp, o yarım kalan feryadın olacağım!
Doğuş KILINÇ Neşter Ameliyat Masası
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.