0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
21
Okunma
İnsan dediğin, bir muamma yumağı,
Her adımı bir pusu, her tebessümü bir perde.
Çözemezsin en yakın bildiğin dimağı,
Güven; toprağa düşen en savunmasız zerre.
Düşünmek zorundasın, kaçamazsın gerçeğin soğuğundan:
Acaba o bir katil mi, pusuda bekleyen?
Acaba bir sapık mı, zihni zehirle besleyen?
Bir hırsız mı yoksa, ömrünü gizlice çalan;
Yoksa aklını yitirmiş bir deli mi, geriye tek yalan kalan?
Sorgulayacaksın! Neşter atılacak o zihne!
İyi mi, merhametli mi, namuslu mu dersin?
Dürüst bir yürek mi, kâmil bir insan mı,
Yoksa göklerden inmiş bir veli mi sanırsın?
Sakın ha! Kendi zihnine düşürme o lanet şüpheyi,
Sen net ol, sen sarsılmaz bir kale gibi dur!
Şüphenin zehrini karşı tarafın aklına ek ki,
Uykuları bölünsün, vicdanı göğsüne vursun sur!
Kimse kimseye kahpelik etmesin bu dar sokakta,
Ama kimse de kimseye %100 güvenip boyun eğmesin!
Çünkü neşteri masaya koyduğun o son anda,
Unutma...
Karşındaki sadece ve sadece bir insan evladı!
Doğuş Kılınç Neşter Ameliyat Masası
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.