0
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
17
Okunma
Bu dilsiz çöküş sadece tek bir bedeni yakmıyor,
Hücre hücre tükeniyorum, bir gençlik gömülüyor diri diri...
Selamına, iki kelime sohbetine hasret kaldığım o kör karanlık odalarda,
Bilemediler; ben konuşma kanseriyim, ben sevdiğimi söyleme kanseriyim!
Görenler tenimi soldu sanıyor, oysa bu amansız hasret kaderime yapışmış ne fayda...
Bir uçurum sensizliğindeyim, ölümün tam eşiğinde,
Gözlerinin önündeyim ama körlüğünün tam merkezinde.
Mazinin derinliği bir kafes, kaderin pençesi sarmış her yanı...
Kanserin beşiğinde sallanırken ömrümün son saniyeleri,
Senden bir parça umut beklemek, cellattan hayat istemekmiş meğer.
Hangi tabip sarar ki içimdeki bu gizli aşkın yarasını?
Şimdi sela vakti yaklaşır, perdeler ağır ağır kapanır bu sahnede,
Bu acı sadece tek benim değil, bu feryat tüm dilsiz sevdaların soluğunda.
Onlar beni bedenden yıkıldı sanıyor, oysa ben sana tek cümle edemeden gidiyorum.
Zaten ölüme gebe yaşıyoruz, her dizesi bir intihar ipi,
İçimde patlayan bu sessiz volkan, bir veda busesi ömrüme...
Yare giden yollar kapandı, infazım kesildi tek bir nefeste.
Son çiviyi çaktım itiraf edemediğim o aşkın tabutuna, gözlerim açık gidiyorum;
Ruhumu bu suskunlukla, adımı bu acıyla mühürleyerek...
Doğuş KILINÇ Neşter Ameliyat Masası
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.