1
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
24
Okunma

Karanlık çökünce ıssız ve soğuk sokağa
Küsüp de sımsıkı sarıldım kara toprağa
Gönlümde yer yokken artık bir karış uzağa
Şu hilesi bitmez yalan dünyaya isyanım var
Adalet denilen o eşsiz terazi kırılmış
Vefasız dostların dili zehirli bir yılanmış
Gönül bahçeme ayrılık rüzgârı sarılmış
Şu bitmek bilmeyen kavgaya isyanım var
Yüzüme gülenler ansızın arkamdan vurur
İçimi sönmeyen kadim bir ateş kavurur
Gözümün pınarı sanma ki bir gün durulur
Zalimce kurulan sahte sevdaya isyanım var
Güneş doğsa bile her günüm zemheri kış kalır
Her gelen insafsız ömrümden bir parça alır
Bu dertler döner de sonunda yine beni bulur
Alna kazınan şu kara yazıya isyanım var
Emekler zay oldu umutlar hep yolda kaldı
Sahte dostluklar masum hayalleri çaldı
Ruhum kederin o dipsiz uykusuna daldı
Vefayı unutan nankör dünyaya isyanım var
Doğruyu söylesem bin türlü yalan döner
Yandıkça bu bağrım dumanı içime siner
Ufukta beklenen o aydınlık ne gün iner
Gecesi bitmeyen bu rüyaya isyanım var
Yükledim sırtıma bitmek bilmeyen bin ahı
Görmedim ömrümde huzur denen o sabahı
Kime anlatsam şu kalbimdeki bin günahı
Dili lâl eyleyen sessiz kışa isyanım var
Yollarım kapalı, her yanım geçit vermez dağ
Örüldü etrafıma demirden, çıkılmaz bir ağ
Kurudu dalları, hazana büründü içimdeki bağ
Baharımı çalan zalim kadere isyanım var
Ciğerim kavruldu, feryadım arşa kadar çıktı
Zalimlerin zulmü benim kalemimi de yıktı
Gözümden dökülen yaş değil, bildiğin kan aktı
Merhameti ölmüş şu vicdanlara isyanım var
Kurtlar sofrasında meze ettiniz şu ömrümü
Kimsesiz bıraktınız en sadık, saf gönlümü
Söndürün artık bendeki bu hayat kömürünü
Yaşarken mezara koyan dünyaya isyanım var
Mehmet ACIOĞLU
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.