4
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
47
Okunma
ÖLÜM.. KAPINA GELSEM
Ölüm... kapına gelsem alırmısın yanına
İçimdeki mahşeri, döker misin gözüme
Tükettim koca ömrü, ismini heceleyip,
Söyle ey vefasız yar, murada erer miyim.
Vuslat hayalmiş meğer, sevdanı ateş sandım,
Zemheri ortasında, yalancı güne kandım.
Şimdi savrulan külüm, rüzgâra karışmış,
Kendi enkazım altında, diri diri kalan benim.
Köz eyledim gönlümü, göğsüm mezar taşı,
Nereye dönsem yüreğim, acının tam başı.
Sordum sana zalim, bu mudur yazdığın
Yokluğun içimdeki, en ağır yara sancısı.
Bir mızrap vurur gibi, sızlar içimde teller,
Her çırpınışım büyür, boğar geceyi seller.
Feryadım ses değil artık, içimde bir yangın,
Sessizliğin içinde, kaybolur bütün haller.
Ömür baharı bitti, güzün düştü kalbime,
Ruhuma kazınmışsın, mühür gibi elimde.
Bu hazin ezgilerim, kırık bir nefes,
Derdini ben taşıdım, sızısı kaldı bedende.
Söyle kara toprak, söyle dinle duy beni?
Sarar mısın kefenimi, bir ana yürekli el gibi.
Dermanım kalmadı daha, dizlerim çözüldü,
Son uykumda gelipte, ört beni düşlerimde.
Bilinmez bir yolda, ucu olmayan gece,
Ne geride bir iz kaldı, ne yazılacak bir hece.
Sevda kıyısında kaldım, yarım kalmış ömür,
Ne varacağım menzilim, nede dönecek çarem.
Perde indi nihayet, vakit veda vakti,
Toprak değil asıl ölüm, sensiz geçen soluğum.
Kaderin sert hükmü, gözlerinde mührümdür.
Yaşarken eksilerek, sana gömüldü bu ruhum.
MADU BELLAA
15.05.2026
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.