4
Yorum
13
Beğeni
0,0
Puan
138
Okunma

1. Beyit
O bâğ-ı âlemin şemsi ki cânân içre cân olmuş,
Dönüp gülzâr-ı hüsnünde şu bîcân içre cân olmuş.
Sâde Türkçesi:
O sevgili, dünyânın bahçesindeki güneş gibi canlara can olmuş,
Senin güzellik bahçende şu cansız âşık yeniden dirilmiş.
2. Beyit
Zuhûr-ı âteş-i aşkdan sirişk-i çeşmimin nûru,
Ziyâ-yı şebnem-i terle her tâbân içre cân olmuş.
Sâde Türkçesi:
Aşk ateşinin ortaya çıkışıyla gözyaşlarımın nûru,
Islak çiğ tânesinin ışığıyla her parlaklıkta can bulmuş.
3. Beyit
Düşüp mürg-i dil ü cânım hevâ-yı nâfe-i çîne,
Buhûr-ı cânı zülf-i yâr bir reyhân içre cân olmuş.
Sâde Türkçesi:
Gönlümün ve canımın kuşu, sevgilinin misk kokulu saçlarının arzusuna düşmüş;
Sevgilinin saçının can yakan kokusu bir reyhân gibi rûh bulmuş.
4. Beyit
Yanar bu âşiyân-ı rûh, efgân eyler hemân nâ-çâr,
Gönül kârûre-i gamdır hem müjgân içre cân olmuş.
Sâde Türkçesi:
Bu rûh yuvası yanıyor, çâresizce feryât ediyor;
Gönül bir gam şişesidir, kirpikler arasında can bulmuştur.
5. Beyit
Derûnî dürr-i güftârın gülistân-ı gül-i hüsne,
Hezâr-ı aşk-ı sultânım bu mercân içre cân olmuş.
Sâde Türkçesi:
Derûnî’nin inci gibi sözleri güzellik gül bahçesine,
Aşk sultânının bülbülü olup bu mercân dudaklarda can bulmuştur.
O bâğ-ı âlemin şemsi ki cânân içre cân olmuş,
Dönüp gülzâr-ı hüsnünde şu bîcân içre cân olmuş.
Zuhûr-ı âteş-i aşkdan sirişk-i çeşmimin nûru,
Ziyâ-yı şebnem-i terle her tâbân içre cân olmuş.
Düşüp mürg-i dil ü cânım hevâ-yı nâfe-i çîne,
Buhûr-ı cânı zülf-i yâr bir reyhân içre cân olmuş.
Yanar bu âşiyân-ı rûh, efgân eyler hemân nâ-çâr,
Gönül kârûre-i gamdır hem müjgân içre cân olmuş.
Derûnî dürr-i güftârın gülistân-ı gül-i hüsne,
Hezâr-ı aşk-ı sultânım bu mercân içre cân olmuş.
🪩_____🪩_____🪩_____🪩_____🪩_____🪩_____🪩
Bâğ-ı âlem: Dünyâ bahçesi.
Şems: Güneş.
Bîcân: Cansız.
Zuhûr-ı âteş-i aşk: Aşk ateşinin belirmesi, ortaya çıkması.
Sirişk-i çeşm: Gözyaşı.
Şebnem-i ter: Tâze çiğ damlası.
Mâ-ı tâbân: Parlayan, ışık saçan.
Mürg-i dil ü cân: Gönül ve can kuşu.
Nâfe-i çîn: Çin ceylanından elde edilen meşhûr misk kokusu.
(Edebiyâtta sevgilinin saçı için kullanılır).
Buhûr-ı cân: Canın tütsüsü, güzel kokusu.
Âşiyân-ı rûh: Rûhun yuvası.
Kârûre-i gam: Gam şişesi (Eskiden gözyaşı biriktirilen küçük cam şişe).
Tîr-i müjgân: Kirpik oku.
Dürr-i güftâr: İnci gibi değerli söz.
Hezâr-ı aşk-ı sultân: Aşk sultânının bülbülü.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.