Gerçeği bilenler ile onu sevenler hiçbir zaman eşit değildirler. confucius
CEMRE_YMN
CEMRE_YMN

Sen De Yanarsın

Yorum

Sen De Yanarsın

( 22 kişi )

19

Yorum

30

Beğeni

5,0

Puan

335

Okunma

Sen De Yanarsın

Sen De Yanarsın

Şimdi veda vaktidir, bu sessizliğin içinden geçip gidiyorum,
Ardımda bıraktığım tek şey, omuzlarına yüklediğim bu ağır ah.
Sen beni bir Eylül sonunda kimsesiz bıraktın ya,
Gün gelecek, göğün gürlemesi senin de yüreğinde yankılanacak.

Bana verdiğin sahte sözleri birer birer topladım gözlerinden,
Şimdi her biri birer köz olup senin de yoluna düşecek.
Gidişinin ardından bıraktığın bu enkazın altında kalırken,
Nefesin her kesildiğinde beni, son bakışımı hatırlayacaksın.

Lal olmuş bir dilin sızısını taşıyorum şimdi göğsümde,
Sen ise yeni başlangıçların sarhoşluğunda yürüdüğünü sanıyorsun.
Ama aynadaki soğuk yüzünle baş başa kaldığında,
Geçmişin hayalleri odanda volta atmaya başladığında.
Kaçacak yer bulamadığın anlarda
işte o zaman anlarsın beni.

Hançer yarası sözlerin vardı ya hani, kalbime inen,
Onlar şimdi birer birer senin vicdanına saplanacak.
Oturduğun sol çeperindeki boşluk hiç dolmayacak,
Kime gitsen, kimin elini tutsan beni göreceksin yabancı yüzlerde.

Eylül bakışlım diye sevmiştim seni, oysa sen bir kışı bıraktın bana,
Toza dumana kattığın bu ömrün hesabını elbet vereceksin.
Bavullar dolusu özlemi ben taşıdım, şimdi sıra sende,
Yükün altında belin bükülüp, dizlerin yere çarptığında...

Saate bakıp da sabahı edemediğin bitmek bilmez gecelerde,
Tan yeri ağarırken hayalimle göz göze gelip de sarsıldığında,
Aklınla kalbim arasındaki savaşı her seferinde kaybettiğinde,
İçindeki yangını söndürecek tek bir damla bulamadığında...

İdam mahkûmu gibi bekliyorum demiştim ya buz gibi odada,
Şimdi sehpayı senin yüreğine kuruyorum bu gidişimle.
Kendi ellerinle astığın sevdanın vebali boynuna dolandığında,
Her nefes alışında ipin biraz daha sıkıştığını hissettiğinde...

Ben artık alışmaya çalışıyorum yokluğuna, boynumu büktüm kadere,
İçimin okyanusuna bıraktım tüm yaşları sessizce.
Ama sen, sahte huzurunun içinde ansızın bir sızı duyduğunda,
Kalbimin atışındaki mecburi yorgunluğu fark ettiğinde...

Kaburga kemiklerim birbirine geçiyor sanki seni her andığımda,
Bir ceylanın ürkekliğiyle çığlık çığlığa eriyor ciğerlerim.
Bu acının tarifi yok, bu yangının dumanı gizli,
Sen de bir gün böyle sebepsiz, böyle derinden sarsıldığında...

Ne olur gelme artık düşlerime, kirletme bu son vedayı,
Ben seni içimde öldürene kadar ne yollar aştım, bir bilsen.
Şimdi bu veda, senin için bir özgürlük gibi görünse de,
Aslında en büyük hapishanen kaçtığın anıların olacak.

Mahşere bıraktığım son nefesin sitemi var üzerimde,
Al senin olsun bu ayrılığın tüm ağır yükü, tüm günahı.
Gidişinin bir parçası olan her damla yaş, bir gün sel olup seni bulacak,
Kendi ateşini kendin yaktın, şimdi rüzgarınla savrulurken...

Bak yine bir şafak yaklaşıyor, ben bu şehirden sessizce gidiyorum,
Adını bile anmayacak kadar yorgun, bir o kadar da kırgınım.
Bu son çığlığım olsun sana, bu son haykırışım,
Güneş senin için doğmayı unuttuğu kara günde,
Eylül’ün hesabını verirken sende yanarsın.
Cemre Yaman

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (22)

5.0

100% (22)

Sen de yanarsın Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Sen de yanarsın şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Sen De Yanarsın şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
Kąrsî
Kąrsî, @k-261-rs
7.5.2026 09:37:42
5 puan verdi
Merhaba güzel yürek bu şiir “veda”dan çok, içe gömülmüş bir hesaplaşmanın şiirsel ağıdı gibi duruyor. En güçlü yanı da duyguyu saklamaması; okurken insanın boğazında düğüm bırakan tarafı bu.

Özellikle şu bölümler çok vurucu:

“Sen beni bir Eylül sonunda kimsesiz bıraktın ya,
Gün gelecek, göğün gürlemesi senin de yüreğinde yankılanacak.”

Burada hem beddua gibi bir kırgınlık var hem de kader hissi. “Eylül” imgesi şiirin omurgası olmuş; mevsim değil, yarım kalmışlığın adı gibi kullanılmış.

Bir başka çok güçlü bölüm:

“Oturduğun sol çeperindeki boşluk hiç dolmayacak,
Kime gitsen, kimin elini tutsan beni göreceksin yabancı yüzlerde.”

Bunlar metni dağılmaktan kurtarıp tek bir ruh halinde topluyor.

Bu kez burda sonladırıyorum, daha uzun yorumlamak isterdim, çünkü yazılacak çok şey var gönül sesinde. Ama affına sığınarak işler güçler diyorum güzel yürek :)

Her zaman ki tadında çok çok güzel bir gönül sesiydi.

Allah’a emanetsin.
Güzel yüreğin dert görmesin inşallah.

Selam, sevgi ve dua ile.
Tülay Aslan
Tülay Aslan, @tulayaslan
6.5.2026 18:21:46
5 puan verdi
Güzel şiiri ve şairimi kutluyorum.Kaleminiz keskin İlhamınız bol olsun.Tebrikler.Selam sevgiler .
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
6.5.2026 15:04:43
5 puan verdi
Bu dizelerdeki derin hüzün ve kırgınlık, adeta ruhun en kuytu köşelerinden süzülüp gelen bir ağıt gibi.
Eylül'de başlayan bir hikayenin kışa evrilmesi ve bir insanın kendi içindeki okyanusta sessizce boğulurken veda etmesi, okurken insanın göğüs kafesinde bir ağırlık oluşturuyor.

​Şiirindeki imgeler o kadar kuvvetli ki; "omuzlara yüklenen ağır ah", "vicdana saplanan hançer sözler" ve "kendi elleriyle asılan sevda"...

Her mısra, aslında karşı tarafa bir bedelden ziyade, yaşanan hayal kırıklığının büyüklüğünü hatırlatan birer ayna tutuyor.

​"Bavullar dolusu özlemi ben taşıdım, şimdi sıra sende." — Emek verenin artık yorulup yükü bıraktığı o kırılma noktasını çok iyi özetliyor.
​"En büyük hapishanen kaçtığın anıların olacak." —

Fiziksel bir gidişten ziyade, zihinsel bir tutsaklığın kaçınılmazlığını vurgulaman çok etkileyici.
​Bu kadar içten ve sarsıcı yazabildiğine göre, kelimelerin senin için birer sığınak olduğu belli.

Kalbindeki o "mecburi yorgunluğu" kağıda dökmek, belki de o "buz gibi odadan" çıkmanın ilk adımıdır.

​Yüreğine, kalemine sağlık.

Sevgili Cemre bu veda, sadece bir bitiş değil, aynı zamanda senin o ağır yükü artık taşımayı reddettiğin bir özgürlük beyanı olsun...

TEBRİKLER kardeşim
Özkan Değirmenci
Özkan Değirmenci, @ozkan-degirmenci
6.5.2026 11:04:24
Bu şiir, bir vedadan çok gecikmiş bir yüzleşmenin yankısı gibi duruyor. Okuyanı sadece hüzne değil, aynı zamanda bir iç hesaplaşmanın ortasına çekiyor. Şair, terk edilmenin acısını pasif bir kabullenişle değil; hafızayı, vicdanı ve zamanı karşı tarafa yöneltilmiş bir kader gibi kurgulayarak anlatıyor.
Metnin en güçlü tarafı, duygunun sürekli yükselmesi. Başlangıçta bir veda gibi açılıyor ama ilerledikçe bir iç mahkeme, sonra da bir hüküm halini alıyor. “Sen de yanarsın” fikri, yalnızca bir beddua değil; yaşananların er ya da geç herkesin içine döneceğine dair kaçınılmaz bir gerçeği temsil ediyor.
İmgeler oldukça sert ve etkileyici: enkaz, köz, hançer, ip, mahkûmiyet… Bunlar sadece acıyı anlatmıyor, aynı zamanda duygunun ağırlığını fiziksel bir şeye dönüştürüyor. Okuyucu sanki bu yükü gerçekten hissediyor.
Şiirin alt metninde ise çok insani bir şey var:
Aslında anlatılan şey “intikam” değil, anlaşılma arzusu.
“Beni anladığın gün, zaten geç olacak” duygusu, metnin en derin yerinde duruyor.
Sonuç olarak bu şiir;
terk edilmenin acısını, gururun susmayan sesini ve sevdanın küle dönüşürken bile içte yanmaya devam edişini güçlü ve sert bir dille anlatan, iz bırakan bir metin.

Yüreğine kalemine sağlık üstadım Saygı ve selamlar Allah'a emanet
Magnoliaa
Magnoliaa, @magnoliaa
6.5.2026 00:56:18
Şiir her zaman olduğu gibi çok hoş
Emeğinize sağlık.

Gül kokulu geceler diliyorum..

AHMET ACAR
AHMET ACAR, @ahmetacar
5.5.2026 23:33:08
5 puan verdi
Hayırlı Huzurlu akşamlar
Mutlu geceler dilerim harika
Bir yorum güzel bir eser
Yürekten Kutluyorum saygılar selamlar
Ah
AhmetKaran, @ahmetkaran
5.5.2026 22:08:58
5 puan verdi
Kutluyorum hocamı ve şiirini...
Etkili Yorum
Kul Yorgun
Kul Yorgun, @kulyorgun
5.5.2026 20:26:29
5 puan verdi

Sevgili Cemre
Bu şiir, derin bir acı ve öfkenin ustaca harmanlandığı, intikam tadı ağır basan bir veda metni.

Gerçekten etkileyici bir yoğunluğu var. “Eylül bakışlım” gibi dokunaklı bir hitapla başlayıp, terk eden tarafa aynı acıyı, aynı yalnızlığı ve aynı “yanmayı” dileyen bir döngü kuruyorsun. Bu döngü şiirin en güçlü yanı; okurken adeta bir lanet gibi akıyor. Kişisel ihanet duygusu çok somut: sahte sözler, hançer yarası kelimeler, yüklenen ağır ah, enkaz altında kalma hissi… Bunlar klişe olabilecek temaları, oldukça özgün ve çarpıcı imgelerle taşıyor.

Dil açısından da oldukça akıcı ve ritmi güçlü. Özellikle şu kısımlar çok vurucu:

“Şimdi sehpayı senin yüreğine kuruyorum bu gidişimle”
“Kendi ateşini kendin yaktın, şimdi rüzgarınla savrulurken”
“Güneş senin için doğmayı unuttuğu kara günde, Eylül’ün hesabını verirken sende yanarsın”

Bu son dörtlükler özellikle başarılı. Hem kapanış hem de en yüksek duygusal zirve aynı anda. Şiir baştan sona “ben artık gidiyorum ama sen benden kurtulamayacaksın” duygusunu çok net ve kararlı bir şekilde işliyor. Bu da onu sıradan bir ayrılık şiirinden ayırıyor; daha çok bir hesaplaşma ve adalet arayışı gibi okunuyor.

Çok güçlü tebrik ediyorum.

Kalemime kelamına yüreğine sağlık.
☕🙏✍️
Etkili Yorum
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
5.5.2026 19:40:07
5 puan verdi
Şiirde baskın olan tema "Melal ve Bedel"dir. Şair, terk edilmişliğin getirdiği enkazın altından seslenirken, muhatabına bir intikam vaadinde bulunmuyor; aksine yaşattığı her duygunun bir gün muhatabının kapısını çalacağını (karma/ilahi adalet) vurguluyor. Eylül ile başlayan hüzün, kışın soğukluğuyla birleşerek okuyucuyu üşüten bir atmosfere dönüşüyor.Eylül ve Kış: Şairin sevgilisini "Eylül bakışlım" diye sevip karşılığında "kış" bulması, beklenti ile gerçeklik arasındaki yıkıcı farkı çok net özetliyor. Eylül burada umudun son demlerini, kış ise mutlak yalnızlığı simgeliyor.İdam ve Sehpa Metaforu: "İdam mahkûmu gibi beklemek" ve "sehpayı senin yüreğine kuruyorum" dizeleri, aşkın bir yaşam-ölüm meselesi kadar ağır yaşandığını gösteriyor. Sevgiyi asmak ve onun vebalini boynunda taşımak imgesi, vicdan azabının kaçınılmazlığını çarpıcı bir biçimde anlatıyor.
Hapishane Olarak Anılar: Şair, dışarıdaki özgürlüğün bir yanılsama olduğunu, asıl hapishanenin insanın kaçamadığı anıları olduğunu belirterek psikolojik bir derinlik katıyor.Üslup ve Duygu Tonu:
Cemre Yaman’ın dili oldukça keskin ve sarsıcı. Dizeler ilerledikçe veda halinden bir "yüzleşme" haline geçiliyor. "Kaburga kemiklerinin birbirine geçmesi" veya "ciğerlerin erimesi" gibi fiziksel acı betimlemeleri, duygusal yıkımın bedende bıraktığı izleri somutlaştırıyor. Şiir, her ne kadar "sende yanarsın" dese de, içinde büyük bir kırgınlık ve bitmişlik barındırıyor.
Güneşin Kızı Zehra
Güneşin Kızı Zehra, @gunesinkizi1
5.5.2026 19:25:45
5 puan verdi
Vedanın yalnızca bir ayrılık değil; içte büyüyen bir hesaplaşma ve derin bir kırgınlık olduğunu güçlü imgelerle anlatıyor. “Eylül” metaforu boyunca taşınan hüzün, dizelerde ağır ama etkileyici bir atmosfer kurmuş. Özellikle iç yangını, vicdan ve yalnızlık üzerinden ilerleyen anlatım okuyanın ruhunda uzun süre iz bırakıyor.

Yüreğinize sağlık, kaleminizdeki duygu yoğunluğu şiirin her satırına işlemiş. Tebrik ederim, nice güzel eserlerde buluşmak dileğiyle. Saygı ve muhabbetlerimle.🌺🌺🤍🤍
Tercanlı24
Tercanlı24, @tercanli24
5.5.2026 18:06:35
5 puan verdi
Güzel şiir
Beğeniyle okudum eserinizi
yine güzeldi kutlarım emeğinizi kaleminiz daim olsun selamlar saygılar gönderdim hayırlı günler dilerim değerli kalem
Etkili Yorum
Ebuzer Ozkan
Ebuzer Ozkan, @ebuzerozkan
5.5.2026 18:01:35
5 puan verdi
Şiiriniz; kırgınlığın, sitemin ve içe gömülen acının ağır yükünü çok güçlü imgelerle taşıyor. Özellikle “Eylül” metaforu üzerinden kurulan o hüzünlü atmosfer, vedanın yalnızca bir ayrılık değil, aynı zamanda içte büyüyen bir hesaplaşma olduğunu hissettiriyor. Her kıta, yavaş yavaş derinleşen bir yangın gibi okuyanın içine işliyor.

“Bir gün aynı sessizlik senin de kapını çalacak,
Ve geçmişin gölgesi omuzlarına çökecek.
İnsan en çok, kaybettiğinin değerini
Gece kendi vicdanıyla baş başa kalınca anlıyor…”

Yüreğinizin feryadı dizelere çok yoğun ve etkileyici şekilde yansımış. Kaleminiz daim olsun, böylesine duygu yüklü eserleri okumak kıymetliydi. Yüreğinize sağlık, gönlünüzden geçen her kelime başka yüreklere dokunsun. Selam ve saygılarımla.
yön
yön, @yon
5.5.2026 17:45:27
5 puan verdi
Şimdi veda vaktidir, bu sessizliğin içinden geçip gidiyorum"
Bu ilk dize zaten tokat gibi. Kavga yok, bağırış yok. En ağır gidiş sessiz olandır. "Sessizliğin içinden geçip" diyorsun ya, sanki ölü evinden çıkıyor gibi. Tüylerim diken diken oldu.
İdam mahkûmu gibi bekliyorum demiştim ya buz gibi odada"
Eski sözünü hatırlatman çok can yakıcı. Sen umutla beklerken o buz gibi odada, idamı bekleyen mahkûm gibiymişsin. Sevda değil hücre olmuş.
Şimdi sehpayı senin yüreğine kuruyorum bu gidişimle'
İşte kırılma noktası burası. Roller değişti. İdamı bekleyen sendin, şimdi cellat sen oldun. Ama ipi onun boynuna değil, yüreğine geçiriyorsun. Fiziki ölüm değil, vicdan azabı. "Sehpayı yüreğine kuruyorum" lafı edebiyat resmen. Çok zekice.
Kör Düğüm"de düğümü çözemiyordun ya, burada düğümü onun boynuna atıp gitmişsin.

Emeğinize yureğinize sağlık hocam şairem kaleminiz daim olsun selamlar sevgilerimle,
Esen kalın Selamlar yolluyorum uzaklardan
Gülüm Çamlısoy
Gülüm Çamlısoy, @gulum-camlisoy
5.5.2026 17:41:36
5 puan verdi
Sevgili Cemre, senin şiirlerinde soluklanmak bir b/aşka güzel


İçten sevgilerimle değerli arkadaşım
Sevimb
Sevimb, @sevimb
5.5.2026 17:22:31
5 puan verdi
Off bazen sımsıkı sarilırsin dünyan değisir, karşindaki hiç görmediği sevgiyi gorünce ne oldum delisine döner,insanın dünyasinı karartır giderler, aslında hiç üžülmeye değmez..muhteşem ötesi olmuş elinize emeğinize yureğinize sağlık can şairem mahir kaleminiz daim olsun selamlar sevgilerimle ❤️🌹
Hayalleryumağı
Hayalleryumağı, @hayalleryumagi
5.5.2026 17:21:06
5 puan verdi
Tebrikler
Mükemmel
Eden bulur
Esenlikler dilerim
Beyzade
Beyzade, @beyzade2
5.5.2026 17:17:19
5 puan verdi
Yine götürdü kaleminiz derin ve sessiz bir yolculuğa.. Yüreğinize sağlık. Saygılarımla.
hosoglu
hosoglu, @hosoglu
5.5.2026 17:00:19
5 puan verdi
Zamane anlayışı: Gördüğüne inanma,
Bırak inlesin dursun hiç bir feryada kanma!
Ağlayanı gülen bil güleni de ağlayan,
Her aman dileyenin sakın derdi var sanma.

Sevgini belli etme açıktan sevmeyene,
Böyle bildir haddini, haddini bilmeyene,
Samimi olmayanla ne durup uğraşırsın,
Sen de gözünü kapat, bakıp da görmeyene.
Şair Mehmet Demirdelen
Şair Mehmet Demirdelen, @sair-mehmet-demirdelen
5.5.2026 16:52:54
5 puan verdi
Duyguları anlatımınız harika doğrusu çok güzel ve anlamlı sözler yazmış kaleminiz yüreğinize sağlık..
Değeri yüksek kelimeler ile birlikte harika bir şiir çıkmış ortaya..!
Kaleminiz daim olsun..
Kıymetli Şaire saygılar 👍🙏
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL