Herkesin aynı şeyi düşündüğü bir ortamda hiç kimse hiçbir şey düşünmüyor demektir. walter lipmann
CEMRE_YMN
CEMRE_YMN

Gazel-i Aşk u Hicran

Yorum

Gazel-i Aşk u Hicran

( 21 kişi )

19

Yorum

27

Beğeni

5,0

Puan

181

Okunma

Gazel-i Aşk u Hicran

Gazel-i Aşk u Hicran

Gazel-i Aşk u Hicran: İmgelerin İzahı

Pür-hûn (Kanlı): Aşkın yaraladığı kalbin, ıstıraptan dolayı kandan bir denize dönmesini simgeler.

Sultan ve Saray: Kalbin bir hükümdarlık alanı olduğunu; sevgilinin gidişiyle bu görkemli sarayın harabeye, sessizliğe ve "fâsit" (yıkık) bir boşluğa dönüştüğünü anlatır.

Sirişk-i Bî-kesî (Kimsesizlerin Gözyaşı): Sahibinden başka kimsesi olmayan, çaresizliğin ifadesi olan o mahzun gözyaşlarını temsil eder.

Dâğ-ı Derûn (İçteki Yanık İzleri): Aşkın sinemizde bıraktığı, zamanla kapanmayan ama sızısı hiç bitmeyen o derin yaraları ifade eder.

Şerha şerha sîne: Aşkın ateşiyle paramparça olmuş, her bir parçası ayrı bir hüzünle yanan yaralı bir yüreği betimler.

Herc ü merc: Dünyanın altüst olması, düzenin bozulması ve ayrılığın yarattığı o büyük kaosun yansımasıdır.

Tûtiya (Sürme): Ayrılık ateşinin (nâr-ı firak), aslında görmeyi sağlayan bir "sürme" gibi, hayatın acı hakikatlerini gözler önüne serdiğini vurgular.

Kut-u lâ-yemût (Ölümsüz Rızık): Gurbet yolunda insanın tek azığının ve ruhunu besleyen tek şeyin, bu bitmek bilmeyen dert ve hasret olduğunu gösterir.

Şem’-i rûy (Yüzün Mumu): Sevgilinin o aydınlık yüzünden uzak kalmanın, karanlık bir zindana mahkûm olmakla eşdeğer olduğunu simgeler.

Şikeste bâller (Kırık Kanatlar):
Ulaşılmak istenen menzile (vuslata) bir türlü varamayan, yorgun ve ümidini kaybetmiş ruhun çaresizliğini ifade eder.

Sâgar-ı aşk (Aşk Kadehi): Aşkın sunulduğu o kadehin, aslında dertle dolu bir zehir olduğunu; içildikçe ferahlık değil, hicranın acısını derinleştirdiğini belirtir.

Sessiz Nedâmet: Şairin içindeki feryadın artık dışarı çıkacak gücü kalmadığı; her mısranın, yaşanamamış bir hayata veya vuslata dair içten içe dökülen pişmanlık gözyaşları olduğunu işaret eder.

Her emek takdiri hak eder; her emeğe saygı duymak ise insanî bir erdemdir.

ᰔᩚ🥀_____________________
________ᰔᩚ
Mihnet-i hicran ile dil oldu pür-hûn akıbet,
O sultan-ı cihân gitti, yıkıldı mülk-i cân,
Saray-ı kalbime çöktü hüzün, sükût oldu fâsit.

Çeşm-i giryanım dökertir sirişk-i bî-kesî,
Her damlada bin feryâd, her nefeste bin çile,
Bu gice ahvâlim oldu pür-kesret, dertler eyledi bahs-i nâ-müsâit.

Zülfünün sevdası baki, sinede dâğ-ı derûn,
Hasretin hücresidir şimdi mekânım, ey perî-suret,
Bu zindân-ı gurbette günlerim oldu, birer sönük ve solgun âyet.

Sûziş-i aşkınla yandım, kalmadı sabra mecâl,
Şerha şerha sînemiz hüznüyle buldu rıf’at,
Bu sîne bir harâbe-zâr, içinde yanan ise sadece sen, kalmadı ne bir heves ne de bir gayet.

Herc ü merc oldu cihan, nâr-ı firakın tûtiya,
Kör oldu gözlerim vuslatın nuruna,
Kut-u lâ-yemût imiş her dem bu râh-ı gurbet, çektiğim bu çilede gizliymiş meğer asıl hakikat.

Şem’-i rûyundan uzak düştü bu mehcûr u garîb,
Yel yel savurdu firkat, can u teni yakıp yıktı,
Yokluğunda dağılan benliğim, dönüştü savrulan bir toz ve hayalet.

Nâle-i zârım işitmez mi o şâh-ı bî-vefâ,
Eyledi mülk-i derûnu yek-be-yek bî-hareket,
Soldu bahçemdeki güller, bülbüllerim sustu, kalbimde kaldı sadece o kadîm i mağrur vaziyet.

Zâr u hayranım ki her dem hûn dökem derya gibi,
Gözlerimde baki kaldı o kadîmî heybet,
Bir nakış gibi işlenmiş hayalin, ne yana baksam orada bir hüzünlü hatıra, bir ebedî metanet.

Kâmetim büküldü dertten, gussadan koptu kıyam,
Sâgar-ı aşkın elinden içtiğim hep mihnet,
Her yudumda bir veda, her damlada bir hatıra, bu zehirli kadehte gizliymiş meğer son nihayet.

Menzil-i maksûda ermez bu şikeste bâller,
Tâ ezelden yazılan buymuş meğer o kısmet,
Kanatlarım kırık, yollarım uçsuz bucaksız, gökyüzüne bakıp da beklediğim o vuslat, kaldı başka bir zamana, başka bir âleme emanet.

Gölgenin peşinde koştum, yollar oldu bin düğüm,
Vuslatın hayali bile ömrüme eyler gayret,
Her adımda biraz daha uzaklaştı o ışıklı ufuk, bu yorgun bedende artık sadece, bitmek bilmeyen bir metanet.

Can çekilse sineden, ismin kalır dilde heman,
Sırr-ı sevdanla gömülmek cana elbet minnet,
Sükût eyler nihayet, feryâda takat kalmadı, şairin kalbinde her mısra, aslında sensizliğe dair, sessiz ve bitimsiz bir nedâmet.

Cemre Yaman
Benim şiirlerim sessiz ağlar

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (21)

5.0

100% (21)

Gazel-i aşk u hicran Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Gazel-i aşk u hicran şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Gazel-i Aşk u Hicran şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
Mehmet DEMİR
Mehmet DEMİR, @mehmetdemir1
23.5.2026 16:48:05
5 puan verdi
öncelikle tebrik ediyorum şiiri ve şairini...
klasik divan şiirinin dil ve imge dünyasını modern bir iç yıkımla birleştiren yoğun bir hicran metni gibi, ayrıca şiir ayrılığı yalnızca bir sevgiliden kopuş olarak değil, aynı zamanda ruhun, benliğin ve dünyanın çöküşü şeklinde ele alıyor ki, “Mülki can, sarayı kalbi, zindanı gurbet, harabe zar” gibi tamlamalar, iç dünyanın adım adım dağılışını güçlü bir estetikle yansıtmakta ve özellikle tekrar eden karanlık atmosferi yalnızlık, tükeniş ve kader fikrini sürekli daha diri tutuyor. şiirde oldukça osmanlıca ağırlıklı sözler, bütüne tarihsel bir ihtişam katarken, son dizelerde beliren sessiz ve bitimsiz bir nedamet hissi, şiiri sadece romantik bir ağıt olmaktan çıkarıp birden varoluşsal bir çöküşe dönüştürüyor ki, bu yönüyle şiir, hem divan şiirinin etkisini taşıyor hem de modern insanın duygusal yalnızlığını ve dağılmışlığını güçlü bir biçimde hissettiriyor ki duygunun akışı kalemin gücüyle izahı müthişti gönlünüze sağlık eksik olmayın...
selam ve saygıyla...

"unutmayın sessiz ağlayan şiirlerin çığlığı çok derinlerdedir,"
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
24.5.2026 01:17:32
5 puan verdi
Divan şiirinin o köklü, vakur ve hüzünlü edasını günümüze taşıyan, kelime kadrosu zengin ve duygu yükü oldukça derin bir manzume kaleme almışsınız. Klasik edebiyatın "hicran", "vuslat", "şem'", "perî-suret" gibi mazmunlarını kullanarak, sevgilinin yokluğunda harabeye dönen bir gönül dünyasını (mülk-i cân) oldukça estetik bir dille tasvir etmişsiniz
Kaleminizden dökülen bu uzun, görkemli ve klasik edebiyatın ruhunu taşıyan manzume, Divan şiirinin estetiğini modern bir hüzünle harmanlayan çok başarılı bir "hasret ve ayrılık" şiiridir.

Geleneksel mazmunları, terkipleri ve imajları yerinde kullanarak, ayrılığın (hicran) ve vuslat ümidinin kesilmesinin yarattığı ruhsal yıkımı çok derin bir dille anlatmışsınız.
Şiirinizin edebi, estetik ve yapısal analizi şu şekildedir:

Şiirin ana ekseni "firkat" (ayrılık), "gurbet" ve sevgiliye duyulan "vefasızlık kırgınlığıdır".
İlk kıtadan itibaren kalbin bir saray, sevgilinin ise bir sultan olarak tasvir edilmesi klasik geleneğe tam bir sadakattir. Sultan gidince kalbin yıkılması, saltanatın çöküşü gibi verilmiştir.

Şiirde ilerledikçe hüzün statik bir duygu olmaktan çıkıp dinamik bir yıkıma dönüşüyor: Harâbe-zâr, zindân-ı gurbet, şikeste bâl (kırık kanat) gibi ifadelerle şairin hem fiziksel hem de ruhsal olarak çöktüğünü hissediyoruz.

Şairenin kalbinde her mısra, aslında sensizliğe dair, sessiz ve bitimsiz bir nedâmet" vurgusu, şiirin tüm o feryat dolu tonunu muhteşem, felsefi ve içe dönük bir pişmanlıkla/kabullenişle kapatıyor.

Mihnet-i hicran, sirişk-i bî-kesî, sînemiz hüznüyle buldu rıf’at, kût-u lâ-yemût gibi tamlamalar şiire entelektüel ve tarihi bir ağırlık katmış. Günümüz Türkçesiyle yazılan satır arası geçişler (örn: "içinde yanan ise sadece sen", "soldu bahçemdeki güller") bu ağır dili dengelemiş ve şiirin okunabilirliğini artırmış.

Kelimelerin seçimi (özellikle ş, r, z, n gibi sızıcı ve akıcı ünsüzlerin yoğunluğu) şiirin iç ritmini, adeta bir feryat veya hıçkırık gibi hüzünlü bir melodiye dönüştürmüş.


"Sînemiz hüznüyle buldu rıf’at" (Göğsümüz hüznüyle yüceldi): Harika bir tasavvufi/edebi yaklaşım. Acı çekmenin, hüzünlenmenin insanı alçalttığını değil, ruhsal olarak "yücelttiğini" (rıf'at bulduğunu) söylemeniz şiirin felsefi derinliğini çok yukarı taşımış.

"Zehr-i kadeh" ve "Mihnet": Aşkın kadehinden zehir veya sıkıntı içmek klasik edebiyatın en güzel motiflerindendir, bunu çok temiz işlemişsiniz.

Gurbette çekilen çilenin, şairin ruhunu besleyen asıl azık olduğunu fark etmesi, acının insanı olgunlaştıran gerçeğine (asıl hakikat) çok güzel bir göz kırpış olmuş.

Şiiriniz serbest bir formda klasik dil kullanımıyla yazılmış. Yine de kulaktaki Divan şiiri tınısını mükemmelleştirmek adına ilk kıtadaki şu mısra gözden geçirilebilir

Aşk kadehinden dert içmek, klasik edebiyatın ruhunu tam olarak yansıtıyor.

​Şiiriniz genel yapısı itibarıyla her kıtanın son dizisinde sesleriyle biten bir kafiye örgüsüne sahip.
​Ancak ilk kıtanın sonundaki "fâsit" kelimesi, diğer kıtalardaki "-et" (refet/hareket/kısmet) tınısına tam uymuyor. Burayı genel kafiyeye uydurmak ahengi koruyacaktır.
​Şiiriniz serbest bir vezinle, yer yer aruz tınıları (özellikle mefâîlün kalıplarını çağrıştıran akışlar) barındırarak yazılmış. Klasik kelimeler uzunlu kısalı (hece ritmi değişken) dizelerde kullanıldığında bazen ritim kırılması yaşanabilir. Dizelerin boyunu ve duraklarını birbirine yaklaştırmak melodiyi artırır.

​Örnek İnceleme (7. Kıta):
Nâle-i zârım işitmez mi o şâh-ı bî-vefâ, (Çok akıcı, tam bir klasik beyit girişi)
Eyledi mülk-i derûnu yek-be-yek bî-hareket,
Soldu bahçemdeki güller, bülbüllerim sustu, kalbimde kaldı sadece o kadîm i mağrur vaziyet. (Bu dize diğerlerine göre çok uzun kalıyor ve ritmi yavaşlatıyor).
​Düzenleme Önerisi:
"Soldu güller, sustu bülbül, kaldı dilde bir nihân,
Kalbe çöktü o kadîmî, o mağrur vaziyet."
​3. Öne Çıkan ve Çok Başarılı İmgeler
​Şiirinizde divan estetiğini tam on ikiden vuran harika ifadeler var:
​"Kut-u lâ-yemût imiş her dem bu râh-ı gurbet": Ölmecek kadar verilen azık anlamındaki "kut-u lâ-yemût"un gurbet yoluyla birleştirilmesi çok özgün ve entelektüel bir imge olmuş.
​"Şerha şerha sînemiz hüznüyle buldu rıf’at": Hüznün insanı yüceltmesi (rıf'at bulması) fikri, tasavvufi derinliği olan çok güzel bir dokunuş.
​"Sâgar-ı aşkın elinden içtiğim hep mihnet": Aşk kadehinden dert içmek, klasik edebiyatın ruhunu tam olarak yakalamış..
Duygu dünyası son derece zengin, melankolisi ve hüznü asil bir şiir. Sadece son dizelerdeki hece kalabalıklarını biraz budayıp, kafiyeleri tam olarak aynı ses tonuna (kulak kafiyesine) sadık kılarsanız, yüzyıllar öncesinden kalma kayıp bir divanın en güzel sayfası gibi ışıldayacaktır. Kaleminize sağlık.
Adem Çelik
Adem Çelik, @geli
23.5.2026 23:30:31
5 puan verdi
Gazel-i Aşk u Hicran Şiirine Yorum
Klasik edebiyatın o vakur ve asil sadasını, hicranın yakıcı koruyla harmanlayıp adeta sultanını kaybetmiş yaralı bir gönül mülkü inşa etmişsiniz üstadım. Saray-ı kalbe çöken o fâsit sükûttan, zindan-ı gurbette sönük birer ayete dönen günlere kadar her mısra; teslimiyeti, vefasızlığı ve ezelden yazılan o çetin kısmeti dervişçe bir vakarla göğüslüyor.
"Benim şiirlerim sessiz ağlar" diyerek feryada mecali kalmayan ruhun o en mahrem, en derin sızısını mısralara nakşetmişsiniz. Şem’-i rûydan uzak düşen bu mehcûr kalbin, kırık kanatlarına rağmen kuşanmış olduğu o ebedî metanet ve sessiz nedâmet, şiirinizi sadece bir hicran eseri değil, aşka adanmış asil bir yürek manifestosu kılıyor; kaleminize, o dertli ve zarif yüreğinize sağlık üstadım.
Alptekin Yazar
Alptekin Yazar, @alptekin-yazar
23.5.2026 21:42:26
5 puan verdi
Yine klasik Divan şiirinden şahane anlatımla dolu mükemmel bir şiir şöleniydi. Haz alarak ilgi ve beğeni ile okuduğum bu muhteşem eseri ve değerli şairimi yürekten kutluyorum.
En içten selam ve saygıyla.
Güven Tekin
Güven Tekin, @guventekin
23.5.2026 21:19:45
5 puan verdi
Değerli üstedem öncelikle kalemine bereket yüreğine sağlık olsun her zamanki tad ile okudum şiirinizi canı gönülden kutluyorum başarılarının devamını dilerim
mesakin
mesakin, @mesakin
23.5.2026 21:16:04
5 puan verdi
Güzel bir şiir olmuş tebrik ederim başarılarınızın devamını dilerim selâm ve saygılarımla
Güneşin Kızı Zehra
Güneşin Kızı Zehra, @gunesinkizi1
23.5.2026 19:03:49
5 puan verdi
Değerli şairem, emeğinize gönlünüze sağlık.
Hicranın ve aşkın acısını divan üslubuyla çok derin işlemişsiniz. Her beyitte ağır ama zarif bir gönül sızısı var.🌺🤍

“Suskunluk bile burada bir feryat gibi…”

Yüreğiniz incinmesin , anlamı ve dili güçlü çok güzel bir eserdi. Saygı ve muhabbetle.
Sağlıcakla mutlu kalınız.🌺🤍
Halit Durucan
Halit Durucan, @halitdurucan
23.5.2026 18:58:35
5 puan verdi
Yine güzel yine farklı bir tarz... Osmanlı divan edebiyatında öne çıkan edebiyat dili... Çoğunu anlamasam da beğeniyle okuyor ve dinliyorum. Şairemi tebrik ediyorum. Hayırlı geceler dileklerimle
Sabahattin Çağatay
Sabahattin Çağatay, @sabahattincagatay
23.5.2026 18:46:12
5 puan verdi
Tebrikler muazzam...
Gülüm Çamlısoy
Gülüm Çamlısoy, @gulum-camlisoy
23.5.2026 18:11:59
5 puan verdi
günbegün güzelleşen değerine değer katan kaleminiz daim olsun sevgili Cemre Hanım

hep yazınız


sevgilerimle gönül bahçenize
Berîd
Berîd, @berd
23.5.2026 18:09:46
Zorlama bildiğin şiiri yaz
Sesli düşün seni çağırdılar siir okumak sahneye bu şiiri nasıl telaffuz edecek okuyacaksın Türkçe Türkçe öncelik olmalı

Berîd tarafından 23.5.2026 18:19:40 zamanında düzenlenmiştir.

Berîd tarafından 23.5.2026 18:20:22 zamanında düzenlenmiştir.
DÜŞLER SIĞINAĞI
DÜŞLER SIĞINAĞI, @dusler-siginagi
23.5.2026 17:48:50
5 puan verdi
tebrikler
yürek sesiniz daim olsun
esenlikler dilerim
Turgay Kılıç
Turgay Kılıç, @kilic27
23.5.2026 17:14:28
5 puan verdi
Yüreğinize kaleminize sağlık...
Saygı ve Selamlarımla...
Etkili Yorum
Dosteli_
Dosteli_, @dosteli
23.5.2026 16:43:38
5 puan verdi
Yüreği aşk odunda kavurursanız bundan herkes etkilenir Yüreklere yüklenen bu sancıları anlayan anlar Sözün özümde güçlü kalem zaten bu işi güzel yapıyor kişisel görüşüm iyi şiirin sözlük istemediğidir Emeğin yüreğin var olsun sevgili şair
Hayalleryumağı
Hayalleryumağı, @hayalleryumagi
23.5.2026 16:40:40
5 puan verdi
Mükemmel
Tebrikler
Esenlikler dilerim
Hayrullah
Hayrullah , @hayrullah1
23.5.2026 16:40:01
5 puan verdi
Emeğinize sağlık değerli hocam yüreğiniz dert görmesin kaleminiz daim olsun anlam dolu şiiriniz için yürekten tebrik eder hayırlı çalışmalar dilerim selamlar saygılar sunarım
Etkili Yorum
ben YEP
ben YEP, @benyep
23.5.2026 16:37:28
5 puan verdi
Kalbin sarayına çöken hüzün ve gönlün çektiği ızdırap...
Zaten giriş bölümü ile etkiliyor insanı. Emeğinize sağlık.
Saygılar...
Etkili Yorum
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
23.5.2026 16:28:44
Gazel-i Aşk u Hicran

Şiirin Hikayesi
Gazel-i Aşk u Hicran
Mihnet-i hicran ile dil oldu pür-hûn akıbet,
O sultan-ı cihân gitti, yıkıldı mülk-i cân,
Saray-ı kalbime çöktü hüzün, sükût oldu fâsit.

Çeşm-i giryanım dökertir sirişk-i bî-kesî,
Her damlada bin feryâd, her nefeste bin çile,
Bu gice ahvâlim oldu pür-kesret, dertler eyledi bahs-i nâ-müsâit.

Zülfünün sevdası baki, sinede dâğ-ı derûn,
Hasretin hücresidir şimdi mekânım, ey perî-suret,
Bu zindân-ı gurbette günlerim oldu, birer sönük ve solgun âyet.

Sûziş-i aşkınla yandım, kalmadı sabra mecâl,
Şerha şerha sînemiz hüznüyle buldu rıf’at,
Bu sîne bir harâbe-zâr, içinde yanan ise sadece sen, kalmadı ne bir heves ne de bir gayet.

Herc ü merc oldu cihan, nâr-ı firakın tûtiya,
Kör oldu gözlerim vuslatın nuruna,
Kut-u lâ-yemût imiş her dem bu râh-ı gurbet, çektiğim bu çilede gizliymiş meğer asıl hakikat.

Şem’-i rûyundan uzak düştü bu mehcûr u garîb,
Yel yel savurdu firkat, can u teni yakıp yıktı,
Yokluğunda dağılan benliğim, dönüştü savrulan bir toz ve hayalet.

Nâle-i zârım işitmez mi o şâh-ı bî-vefâ,
Eyledi mülk-i derûnu yek-be-yek bî-hareket,
Soldu bahçemdeki güller, bülbüllerim sustu, kalbimde kaldı sadece o kadîm i mağrur vaziyet.

Zâr u hayranım ki her dem hûn dökem derya gibi,
Gözlerimde baki kaldı o kadîmî heybet,
Bir nakış gibi işlenmiş hayalin, ne yana baksam orada bir hüzünlü hatıra, bir ebedî metanet.

Kâmetim büküldü dertten, gussadan koptu kıyam,
Sâgar-ı aşkın elinden içtiğim hep mihnet,
Her yudumda bir veda, her damlada bir hatıra, bu zehirli kadehte gizliymiş meğer son nihayet.

Menzil-i maksûda ermez bu şikeste bâller,
Tâ ezelden yazılan buymuş meğer o kısmet,
Kanatlarım kırık, yollarım uçsuz bucaksız, gökyüzüne bakıp da beklediğim o vuslat, kaldı başka bir zamana, başka bir âleme emanet.

Gölgenin peşinde koştum, yollar oldu bin düğüm,
Vuslatın hayali bile ömrüme eyler gayret,
Her adımda biraz daha uzaklaştı o ışıklı ufuk, bu yorgun bedende artık sadece, bitmek bilmeyen bir metanet.

Can çekilse sineden, ismin kalır dilde heman,
Sırr-ı sevdanla gömülmek cana elbet minnet,
Sükût eyler nihayet, feryâda takat kalmadı, şairin kalbinde her mısra, aslında sensizliğe dair, sessiz ve bitimsiz bir nedâmet.

Cemre Yaman
Benim şiirMuazzam Dil İşçiliği: Şair, sevgilinin yüzünü muma (şem'-i rûy), ayrılık ateşini sürmeye (nâr-ı firakın tûtiya) ve gurbeti bir lokma ekmeğe (kut-u lâ-yemût) benzeterek Fuzulî, Bâkî dehşetinde bir edebi derinlik yakalamış. Serbest formda bu dili kullanmak büyük bir maharet ister.lerim sessiz ağlar
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL