Sahip olduğunuz koşulları değiştirmek için, önce farklı düşünmeye başlayın. norman vincent peale
Fırat YETİŞ
Fırat YETİŞ
VİP ÜYE

Kırık Bir “Gitme”nin Anatomisi

Yorum

Kırık Bir “Gitme”nin Anatomisi

( 11 kişi )

5

Yorum

21

Beğeni

5,0

Puan

290

Okunma

Kırık Bir “Gitme”nin Anatomisi

Kırık Bir “Gitme”nin Anatomisi

Tanrım, avuçlarının içine al beni
ve yeniden kur içimi.

Gökyüzü bu akşam erkenden vazgeçti maviliğinden.
Bulutlar, söylenmemiş sözlerin ağırlığıyla çöktü şehrin üstüne.
Gece, kendi ağırlığını omuzlarıma bırakıp çekildiğinde, meğer karanlık adı konmamış vedaların yankısıymış.


Dudaklarımda titreyen bir “gitme”, tam söyleyecekken kırılan cam gibi dağıldı içimde.
Vaktinde söylenmemiş “gitme”nin ah çekişi, zamanı yardı ikiye ayırdı.
Kalakaldım; yüklemi gitmiş, öznesi hâlâ seni arayan bir cümlenin sensiz sürgününde.


Ayrılık, gölge gibi serildi aramıza.
Gölgenin bile çekildiği boşlukta, kanatları kırılmış kuşun çırpınmasına döndü ellerim.
Susuz bir ceylan gibi titredi içim.


İki yokluğun arasına sıkışmış bir varlık…
Kendini ne kadar taşıyabilir?
İki yokluğun arasına sıkışmış bir varlık,
nefesini nereye bırakabilir?
Susarak ne anlatabilir, anı nasıl yaşayabilir?
Bir yanı hatıra, diğer yanı hiçlikken,
kalbini neyle, nasıl doldurabilir?


Öğrendim ki; ayrılık, gidenin değil, kalanın kendi içinden yavaş yavaş çekilmesidir.
Ne yana baksam, senin olmadığın vakitler büyüyor.
Ne yana dönsem, içimde hâlâ sana çarpıyorum.


Dokunduğum, duyduğum ve gördüğüm her şey önce sana benzemek zorunda kalıyor: kapı kolu, kahve fincanının kulpu, sevdiğin gömleğimin düğmeleri, masa üstünde biriken tozun ağırlığı, radyodaki odayı saran şarkı, şiirlerimin içine akan gözyaşları…
En çok da giderken adımlarının çıkardığı ayak sesinin sızısı.
Her şey önce sen oluyor, sonra yeniden benden uçup giden yokluğuna dönüşüyor.


Pencereden baktığımda, içimden gidenler içime geri dönmüyor artık: rüzgârla sallanan ağaç yaprakları, kuşların ekmek telaşı, duvar dibine çökmüş kedi yalnızlığı, saksıda solan çiçeklerin kendine ağlaması, gün ortasında maviyi yitirmiş göğün karamsarlığı…
Camın öte tarafı dünya değil artık; yüzümdeki mezarlığın ebedî, bir daha konuşmamak üzere susuşu.


İçerisi ev değil; duvarları olan yalnızlık, içine göçmüş sessizlik, güneşi görüp ısınmayı reddeden soğukluk…
Ve kalbim; ritminin değiştiği, kendine bile yabancılaştığı tanımsız bir iç çöküş.


Hangi adımı atsam kendime varamıyorum. Göğün kaburgaları içinde kendini bulamayan dipsiz bir kuyuyum.
Yorgun bir bekleyişin içinde, ciğerlere yük olan nefesin kendisiyim.
Hangi cümleyi kurmak istesem, bir vedanın, bir yanılgının dar ağacında sallanıyorum.


Masa üstünde yarım kalan muhabbetin eksik yanıyım. Sönmek üzere olan aşk ateşinin geride kalan son kıvılcımıyım.


Sokaklar eski sokaklar değil artık.
Her köşe başı, senin bir daha dönmeyecek olmanın ihtimalini taşıyor.
Adımlarını unutmamakta direnen her kaldırım taşına, ağlayan yağmur damlaları oyuklar açıyor.
Yüzünün kıvrımlarına benzeyen çocukların gülüşü bile, daha bana çarpmadan boşlukta kırılıyor.


Ne zaman kapı çalsa, gözlerimin eşiğinde bir hatıra kendini yakıyor.
Anladım; bazı acılar geçmez, insanı sadece kendi içine kapatır.
Ayrılık, seni parçalayarak içinin koridorlarında yürür.


Çöz beni, Tanrım…
Donmuş bir anın çukurundayım.
İçimde çöken şehirlerin altında kaldım, her yanım enkaz kokuyor.
Gel, tut kalbimden; kırılmanın tam ortasında, askıya alınmış çığlık gibiyim…


Dağılıyorum, Tanrım…
Sen tut ellerimden !
Bir nefeslik merhamet, bir avuç unutmak… Karanlığıma zerre-i miskal ışık ver.
Babamın sakalının tütün kokusuna sar yılgın ve yorgun bedenimi.
Annemin sol göğsünden yeniden bebekliğime doğur beni…


Fırat Yetiş
Ankara

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (11)

5.0

100% (11)

Kırık bir “gitme”nin anatomisi Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Kırık bir “gitme”nin anatomisi şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Kırık Bir “Gitme”nin Anatomisi şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
Gule
Gule, @gule
5.5.2026 20:51:45
Gitme'nin anatomisini değil de sanki kitabını yazmışsın Fırat:)

Salt bir sevi ve kırık vedanın ayrılık şiiri değil bu...izoleşen, yalnızlaşan, tükenen, yorulan günümüz insanının da bir çöküş hayatı gibi adeta...

Güzeldi, kalemine sağlık.
GülRa
GülRa, @gulra
13.5.2026 20:50:00
5 puan verdi
Yıkım misali.:(

Şiir insanın içine çöken o sessizliği hissettiriyor. Özellikle ‘camın öte tarafı dünya değil artık’ dizesi çok ağır ve çok güzel.

Elem yüreğinizden uzak olsun Şairim. Tebrikle selamla saygıyla.
Etkili Yorum
Tüya
Tüya, @tuya
3.5.2026 21:08:51
Duygularını, hüznünü, dramatik, ama aynı zamanda romantize ederek anlatma sanatını iyi beceriyorsun, Fırak katdeşim.

Huzurlu ve sevgi dolu olsun ömrün, dilerim.

Selamım ve saygımla, kutlarım kalemini.

Etkili Yorum
Ely
Ely, @ely
3.5.2026 18:00:14
Ne zor şey,
eksiksiz bir sevdanın iki öznesi olup, bir fiile çok gelmek, tamamlanamamak..
Apaçık ortada kalıp, bitmeyen bir hikayenin içinde hayalet gibi dolanmak...
Şiir bitmiş ama içinden çıkamamak...

Bile bile kalakalmak
Gidilmesi gereken yere değil
Durulması acı veren yerde ...öylece sığınmak...

Çok güçlüydü hissettirdiğin duygu şairim
Acıttı..
Sevgiyle 🌿

Etkili Yorum
Ay
Ayla Kaya, @aylakaya
3.5.2026 12:59:54
Ayrılığın sadece bir veda değil kalanın kendi içine doğru gerçekleştirdiği en ağır göç olduğunu sarsıcı bir dille anlatmışsınız omuzlara bırakılan gece yükü ve vakti geçmiş gitme nidası şiirin her mısrasına bir enkaz gibi sinmiş özellikle kalanın kendi içinden yavaş yavaş çekilmesi ifadesi gidenin bıraktığı boşluktan daha derin bir yarayı işaret ediyor çocukluğun o masum kokusuna duyulan özlemle biten bu anatomide her satır ayrı bir kırılma noktası olmuş kaleminize ve o sönmeyen son kıvılcımınıza sağlık
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL