16
Yorum
38
Beğeni
5,0
Puan
257
Okunma

Canı Hakk’a verdin, toprağa teni,
Ne vakit tükendi yol Karadayı.
"Yeğen" diyerek gel, özledik seni
Bıraktığın yerde bul Karadayı.
Ekin tarlasında yanık bir sesle,
Türkü söylerdin ya yorgun nefesle.
Sesini duyunca koşsam hevesle,
Son bir kez kapımı çal, Karadayı.
Evlat için yüce bir dağdır baba,
Ömür sofrasında yağ, baldır baba.
Açılıp, kapanan bir çağdır baba,
Kökünden güç alır dal, Karadayı.
Gözünden gözüne vermediğin yâr,
Şimdi sensiz geçen günleri sayar.
Ne bu kervan durur, ne toprak doyar,
Gelmiş ki gidecek kul, Karadayı.
Çok emekler verdin, elde ne kaldı?
Bir ömür koşturdun, yolda ne kaldı?
Ömür yandı bitti, külde ne kaldı?
Dört yana savurdu yel, Karadayı.
Bir sabah duyduk ki yolun tükenmiş,
Dökülmüş yaprağın, alın tükenmiş,
Kovanın boş kalmış, balın tükenmiş,
Kapıya eğlenmiş sal, Karadayı.
Nûrfânî’m dünyadan giden gidene,
Hüzün kement attı can ü bedene.
Hasret depreşiyor her gün, her sene,
Seni unutmadık bil Karadayı
Unutmak gönüle zûl Karadayı.
01/5/2026
5.0
100% (22)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.