2
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
101
Okunma
Vasiyetimdir…
Bir gün ansızın eksilirsem hayattan,
adımı bir duanın ucuna iliştirin sadece.
Ne mermer isterim, ne suskun kalabalıklar…
ben zaten yeterince sustum.
Yüreğimi şiirlere gömün,
çünkü hiçbir toprak
bu kadar derin taşıyamaz beni.
Ben en çok içimde öldüm,
en çok içimde dirildim.
Her gülüşümün ardında kırıklar,
her “iyiyim”de biraz daha eksildim.
Bilmediniz.
Belki de bilmek istemediniz.
Oysa ben
bir bakışa dünya kuran,
bir susuşa kıyamet koparan
o ince yerde yaşadım.
Sevdim…
ama herkes gibi değil.
Sevdikçe azaldım,
sevdikçe yok oldum.
Bir “kal” beklerken
kendimden gittim.
Ardımdan konuşacaksanız
çok şey söylemeyin.
Hiçbir kelime
içimdeki yangına yetmez.
Bir çay soğusun mesela…
dokunulmasın.
Benim yarım kalmışlığım gibi.
Bir pencere açık kalsın,
rüzgâr girsin içeri—
her şeyi biraz daha dağıtsın.
Benim gibi.
Beni anlatmayın uzun uzun.
Kısa bir cümle yeter:
“İçinde çok şey vardı,
ama kimse görmedi.”
Kırıldım.
Ses etmedim.
Çünkü bazı kırılışlar gürültü yapmaz,
sadece insanı eksiltir.
Ben eksildim.
Her vedada,
her susuşta…
Ve şimdi gidiyorsam
ardımda bir hayat değil,
yarım kalmış bir cümle bırakıyorum.
Tamamlanmadım.
Tamamlanmama izin verilmedi.
O yüzden
ne mezar taşı yazın bana,
ne büyük sözler…
Adımı bir şiirin ortasında bırakın,
bir mısranın tam kırıldığı yerde.
Çünkü ben en çok
orada yaşadım.
Ve biri bir gün
satır aralarında durup
derin bir nefes alırsa—
bilin ki
ben hâlâ oradayım.
Kırık, eksik
ama gerçek.
Vasiyetimdir…
Yüreğimi şiirlere gömün.
Bin ahımın hakkı da
satır aralarında kalsın…
Hüseyin Erdinç
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.