3
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
231
Okunma

Bazen çevremizde yaşanan acı tatlı olaylardan esinleniriz. Her hikaye bir şiire dönüşür..
Kimlerin yüreciğine bir sevda yangısı düşmemiştir ki okul sıralarında?
Eskiden, hiç açılmadan kapanan aşklar olurdu. Gizli gizli sevilirdi de dile getiremezlerdi sevdalılar sevdalarını sevdiceğine…
İşte Rüveyda ile Taylan’ın hikayesi….
RÜVEYDA (OKUL ARKADAŞIM )
Dün çarşıda rastladım okul arkadaşıma
Kar gibi ağarmıştı gördüm ki şakakları
Anımsadım maziyi onca yıllardan sonra
Birlikte gezdiğimiz o taşlı sokakları
Alnı açılmış biraz, saçları dökülmüştü
Ayaz çalmış gül gibi solmuştu yanakları
Işık saçan gözünün ferleri çekilmişti
Merhaba derken bana titredi dudakları
Otuz yıllık evliymiş mühendismiş kocası
İki çocuğu olmuş biri kız biri oğlan.
Mutluymuş huzurluymuş tütyormuş bacası
Adını koydum dedi oğlumun adıTaylan
Düğümlendi boğazım hıçkırıklar dizildi
Dut yemiş bülbül gibi lal oldu ağzım dilim
O anda dizlerimin tüm bağları çözüldü
Kalbimin ortasından kesildim dilim dilim
Banka memuru imiş bu yıl emekli olmuş
İkinci baharını yaşayacakmış burda
Gelmiş Eski Foça’dan üç odalı ev almış
Torun bakacak imiş kızı kalrsa zorda
Gördüm griye dönmüş o simsiyah saçları
Sol yüzük parmağında alyansı duruyordu
Hâlâ zarif bakımlı minik parmak uçları
Kalbinin güzelliği yüzüne vuruyordu
İlk sevdamdı Rüveyda, ilk yangınım,ilk aşkım
Tertemiz duygularla sevmiştim içten içe
Hiç açılamamıştım budur en büyük keşkem
Belli ki o da sevmiş ben gibi habersizce
Nurgül KAYNAR YÜCE / K. MARAŞ
Fotoğraf internetten alınmıştır.
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.