2
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
118
Okunma
Koridorlar uzayıp gider yalnızlığıma doğru,
adım adım yaklaşırım sensizliğe.
Ayaklarımdaki prangalar ağır,
yürüyemem, kalırım hücremde.
Zaman geçmek bilmez,
mücrimler sabaha ermez çünkü,
varış yeri ağrılı bir iç çekiştir ve
dört duvar daraldıkça daralır.
Kapılara kilit vursalar ne çıkar,
içimizdeki zindanlara tutsağız.
Bukağı kalplerde, cümleler hep yarına
ertelenir, bir “keşke”nin gölgesinde.
Affın kapısı aralık derler,
ama biz yüzümüzü dönmeyiz.
Kendi suçumuzun yankısında
en çok kendimizden kaçamayız.
Mücrimim ya Rab, günahlar boyumu aştı,
hücrem soğuk, ellerimdeki güller soldu.
Bir kapı var içimde, Sana açılan,
ama yüzüm hep öte yana dönük.
Salih bir kişi çıkageldi,
o da yaralıydı, yüzünden belli.
Mücrimliğini kuşanıp mücrimlere,
bir nefes olmaya geldi.
“Kapı açık,” dedi, “yüzünü çevir yeter.”
Bir an sustum, içim titredi derinden.
Anladım ki zindan sandığım yer,
yüz çevirdiğim kalbimden.
Sustu sonra, gitti usulca.
Sözleri kaldı hücremde.
Kapı hâlâ aralıktı,
ama dönmek, en ağır adımdı.
Zeynep Zuhal Kılınç
Nisan, 2026
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.