Bu yorgunluk nereye kadar götürür kalbimi — ömrüm daha yarı yolda bile değilken? Ruhum bir duraktan diğerine sürüklenir, sevdalar neden hep koşar adım, neden acele?
İnsanların telaşı nereye varır, hangi boşlukta tükenir bu hız? Güzel olana tutunmak değil bu, muhabbet kuşları gibi konmak da değil hayatın ince bir dalına.
Herkes bir hayalden ötekine geçerken ellerim bir hülyayı tutup da dokunamaz. Bir tek sûret düşer gözüme her gün yeniden, kalbim eskir… mütemadiyen.
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
“Ah acele” diye başlayan bu şiir, sanki içimizdeki o bitmeyen koşuşturmayı bir an durdurup nefesimizi tutturuyor.
“Yorgunluk nereye kadar götürür kalbimi — ömrüm daha yarı yolda bile değilken?” sorusu, okurken boğazı düğümlüyor. Ruhun duraktan durağa sürüklenişi, sevdaların koşar adım kaçışı, insanların telaşı… Hepsi bir boşluğa doğru akıyor gibi, ama o boşlukta ne var? Hiçbir şey.
“Güzel olana tutunmak değil bu, / muhabbet kuşları gibi konmak da değil / hayatın ince bir dalına.” Bu dizeler o kadar zarif ki, aşkın, hayalin, hayatın ne kadar kırılgan olduğunu bir anda hissettiriyor. Ellerin bir hülyayı tutup dokunamaması, her gün yeniden düşen o tek sûret, kalbin mütemadiyen eskimsi… Şiiriniz yorgunluğu değil, yorgunluğun acısını anlatıyor; aceleyi değil, acele etmenin boşluğunu.
Zeynep Hanım, kaleminizle zamanı yavaşlattınız. Bu satırlar okuyan herkesi bir an durdurup “nereye koşuyorum ben?” diye sorduracak. Yüreğinize, o ince dalı tutmaya çalışan ellerinize sağlık diliyorum. Bu şiir, acele etmeden okunmayı hak ediyor; yavaş yavaş, her dizesini hissederek.
Yorumunuzu okurken şiirin benden çıkıp kendi yolunu bulduğunu hissettim. Bir metnin, yazanın niyetinden sıyrılıp bir başka kalpte karşılık bulması… galiba en büyük teselli bu.
“Acele” aslında biraz da kendime söylediğim bir cümleydi. Koşarken yorulduğumu fark ettiğim bir ânın iç sesi. Siz o sesi duymuşsunuz.
Şiirin boşluklarını da görmeniz beni ayrıca etkiledi. Çünkü bazen en çok sustuğumuz yer konuşur.
Kalemi elime aldığımda zamanı yavaşlatmak istemiştim; eğer bir anlığına da olsa birini durdurabildiyse, şiir vazifesini yapmış demektir.
Bu dikkatli okuma ve incelikli sözleriniz için teşekkür ederim. Şiir, böyle okuyanlarla çoğalıyor.
Yorumunuzu okurken şiirin benden çıkıp kendi yolunu bulduğunu hissettim. Bir metnin, yazanın niyetinden sıyrılıp bir başka kalpte karşılık bulması… galiba en büyük teselli bu.
“Acele” aslında biraz da kendime söylediğim bir cümleydi. Koşarken yorulduğumu fark ettiğim bir ânın iç sesi. Siz o sesi duymuşsunuz.
Şiirin boşluklarını da görmeniz beni ayrıca etkiledi. Çünkü bazen en çok sustuğumuz yer konuşur.
Kalemi elime aldığımda zamanı yavaşlatmak istemiştim; eğer bir anlığına da olsa birini durdurabildiyse, şiir vazifesini yapmış demektir.
Bu dikkatli okuma ve incelikli sözleriniz için teşekkür ederim. Şiir, böyle okuyanlarla çoğalıyor.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.