9
Yorum
16
Beğeni
5,0
Puan
256
Okunma

31 yıl oldu gurbete çıkalı. Gelin olup ayrıldım sılamdan.
Sevda atına biniz gezdim yurdumun dört bir yanını sevdiceğimle….
Ne zaman bahar gelip, dağlara çiğdem çiçek düşende burnumun direği sızlar ve bir memleket hasreti dolar yüreciğime.
Önceleri anacığımı göreceğim gelirdi, kabarırdı yüreğim.
Şimdi anamın ve babamın mezar taşlarını özlüyor, memleketimin mor dağlarının toprağında ana kokusu duyuyorum.
İşte böyle bir haleti ruhiyede yazmış olduğum şiirimdir….
Fotograf 1992 yılında köyümde çektirdiğim eski bir yâdigârdır.
HASRET GÖNLE DÜŞENDE
Bahar geldi dağlara açtı renk renk çiçekler
Sarılar, kök yeşiller, allar bizi bekliyor
Uyanmışken uykudan türlü börtü böcekler
Leylaklar, yasemenler,güller bizi bekliyor
Rüzgârın ıslığıyla yapraklar raks ederken
Ceketini alıp kış, uzaklara giderken
Çobanlar yaylalarda keçileri güderken
Memlekete uzanan yollar bizi bekliyor
Ayvalar çiçek açmış, soğanlar filizlenmiş
Bıldır doğan bebeler büyümüş palazlanmış
Karaçam ağacına bin bir arı gizlenmiş
Her derde deva olan ballar bizi bekliyor
Çağlalar kütür kütür, çıkmıştır can eriği
Göğermiştir teyekte bağımızın koruğu
Hâlâ karlı ise de Ahır Dağ’ın doruğu
Ucu meyveye duran dallar bizi bekliyor
Hayli göresim geldi gardaşımı bacımı
Gurbet elde hiç kimse dindirmiyor acımı
Almazsam yaşayamam memleket ilacımı
Gadanı alam diyen diller bizi bekliyor
Yanıp da tutuşuruz firkatın çıngısıyla
Kavrulur yüreğimiz bu hasret yangısıyla
Çeyrek asırdır süren ayrılık döngüsüyle
Yolumuzu gözleyen kullar bizi bekliyor
Kapatamam mazimin ığdırık kapısını
Çıkın edip kaldırdım sandığa hepisini
Gezelim Kayabaşı, Mercimek Tepesini
Hatıralarla dolu yıllar bizi bekliyor
Nurgül‘üm der gurbetin çilesi bitmez imiş
Bülbül altın kafeste şen şakrak ötmez imiş
Vatan aşkı yürekten silinip gitmez imiş
Sılada öpülesi eller bizi bekliyor.
Nurgül KAYNAR YÜCE/ K. MARAŞ
25 Nisan 2021
Kök yeşil: Koyu yeşil. Eskiden kaneviçe nakışı işlerken koyu yeşil iplikle, fıstık yeşili ve çimen yeşili nakış ipiyle çiçeklerin, güllerin yapraklarını işlerdik. Ve koyu yeşil ipliğe kök yeşili derdik.
Bıldır: Geçen sene
Iğdırık: Bir kapının tam kapalı olmama durumu. Kapanmaya yakın ama hafif aralıklı haline ığdırık denir.
Firkat: Ayrılık
Çıngı: Kıvılcım
Çıkın: Minik bohça. Daha çok azık bohçasına ya da mendil bohçasında çıkın tabiri kullanılırdı.
Gadasını almak: Sevdiğin birinin başına gelecek kaza, bela ve kötü musibetlerin onun yerine sana gelmesini istemek. Mesela sen ölme ben öleyim, sen hasta olma ben hasta olayım demek
Palazlanmak: serpilip boy atmak, büyümek
Nurgül KAYNAR YÜCE/ K. MARAŞ
5.0
100% (11)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.