2
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
113
Okunma

Bir türlü şöhret olamadık.
Neden mi?
Kimseye yalakalık yapmadık!
"Neden?" diyorum hep bazen;
Yazdıklarıma bakıyorum,
Sonra verilen değere bakıyorum...
Saçma şeyler popüler oluyor,
Senin yaptığın, yazdığın değersiz oluyor.
Aslında çok değerliyim;
Sanırım ölünce kıymetim bilinecek.
Ondan sonra verilen kıymet yerinde kalsın!
Zamanında vermediğiniz değeri,
Ölünce de vermeyin.
Kimsenin sadakasına boyun eğmem;
Kalemim bıçaktan keskindir,
Kağıdım kalemden keskindir,
Yüreğim her şeye karşıdır!
Verilmeyen değerin sadakasını gelin de ben vereyim...
Zirveler kalabalıktır, ama havası kirlidir,
Bizim sığındığımız o yalçın dağlar ferah.
Sizin şöhret dediğiniz o süslü zincirdir,
Benim kalemim hürdür, kağıdım ise dergah.
Alkış sesleriyle sağır olan kulaklar,
Elbet bir gün sessizliğin sesini duyacak.
Eğilip bükülen o parıltılı dudaklar,
Toprak altında tek bir hakikatle doyacak.
Değer dediğin, üç beş kişinin insafı mı?
Yürekte yanan kor, kendi külünden doğar.
Görmezden gelseler de bu sessiz itirafı,
Bir dürüst cümle, bin tane yalanı boğar.
Kalsın o geç kalmış vefa, kalsın o sahte yas,
Ben diri kalacağım, yazdığım her hecede.
Sizde altın parlasın, bende ise kara pas;
Yine de ben ışığım, sizin kaldığınız gecede.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.