4
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
31
Okunma
Bilmezdim hikayeni dinlemeden önce,
Benden dertli olacağını.
Meğer her gülüşün ardında,
Bin ahın saklı duracağını.
Ben kendi kuyumu en derin sandım,
Seni görünce nardan utandım.
Suskunluğun ağırlığını gördüm de,
Kendi sesimden, sözümden usandım.
Bakışın sönmüş bir ocak gibiydi,
Yüreğin kor dolu kucak gibiydi.
Anlattın da döküldü dertlerin yere,
Her biri keskin bir bıçak gibiydi.
Gözlerinde fer kalmamış yorgunluktan,
Ruhun çekilmiş sanki susuzluktan.
Sen sabrı zırh yapmışsın üstüne,
Ben ise yakınırdım yalnızlıktan.
Dünya kime gülmüş ki bize gülecek?
Kim gelip de bu yaşları silecek?
Sırtındaki yükü dağlar çekmezken,
İnsanoğlu yine "kader" diyecek.
Dost dediklerin ardına bakmadan kaçmış,
Felek sana en acı zehrini saçmış.
Kapalı sandığın o gönül kapısı,
Meğer ne büyük yaralar açmış.
Şimdi seninle iki yaralı yürek,
Bize artık dilsiz bir sükut gerek.
Derdin dert oldu benim de başıma,
Yükün yarısını bana vererek...
Yolumuz uzun, yükümüz ise ağır,
Dünya sağır olmuş, insanlar sağır.
Sen yine de dik dur, eğme başını,
Varsın dertler üstümüze yağsın ağır ağır.
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.