2
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
112
Okunma
Doktor bey, dedim, ne zamandır iyi değilim.
Gözlerimin feri neden sönük?
Dedi ki; dertlerin hep ard arda gelmiş,
Ruhun hep o eski günlere dönük.
İlgisiz kalmışsın, bitmiş direncin,
Seni ancak toplar o eski sevincin.
Baktı tahlillere, sustu bir süre,
Kalbinin atışı "o" diye vurur.
Dermanın yazılmaz öyle her yere,
Eczane ne bilsin, derman durulur.
Aldı kalemi, vurdu kağıda mührü,
Dedi: "Budur ancak gönlün panzehri."
Üç öğün "seni" yazdı o beyaz karta,
Aç karnına sevdanı içmemi istedi.
Koymadı bu aşkı teraziye, tarta,
"Günde bin kez ismini de" dedi.
Ne bir hap, ne şurup, ne de bir iğne,
Seni ilaç yaptı benim kalbime.
"Öpüşün şekerine iyi gelir" dedi,
En tatlı zehirden bir damla şifa.
Yıllardır kanımda sızlayan kederi,
Bir buse eritir, süreriz sefa.
Dengelenir ruhum, diner bu sızı,
Gülüşün dağıtır bendeki yazı.
"Kokun nefes darlığıma" tek çareymiş,
Oksijen dediğin o tende saklı.
Dünya bir yanaymış, o bir yanaymış,
Bunu bilmeyenler ne kadar haklı?
Cigerime dolsun yeter ki o rayiha,
Daha ne isterim bu fani dünyada?
"Sarılman tansiyona" birebir gelir,
Gönül huzur bulur kolların sarınca.
Bütün fırtınalar limanda ölür,
İnsan devleşirmiş böyle sevince.
Düşer o yüksek basınç, yerini aşk alır,
Kederler kapıda, dışarda kalır.
Yedi kat gök şahit, yedi kıta yer,
Bu reçete benim son umudumdur.
Vuslat varsa sonunda eğer,
Bu hastalık benim en büyük onurumdur.
Doktor bey sağ olsun, teşhisi koydu:
Dermanım sendeymiş, ruhum doydu.
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.