19
Yorum
36
Beğeni
5,0
Puan
181
Okunma

Benim elimde kalan bir tek hatıra,
Cüzdanımda bir türlü çıkarıp atamadığım resmin,
Okuduğum romanların içinde kurumuş gülün,
Senden bana veda eden son mektubun,
Bir de verdiğin baş harfin olan kolye,
Seni senden çok sevmiştim.
O mektubu her açışımda yanar parmak ucum,
Mürekkep değil sanki, gözyaşın akmış satıra.
Hoşça kal” demişsin, gitmişsin usulca,
Ben her hecede bir kez daha yıkıldım orda.
Kolye boynumda değil, yüreğimde asılı,
Baş harfin değil, adın yazılı sol yanıma.
Resmine bakmam artık, ezberim zaten yüzün,
Gül desen kokmuyor ama hâlâ batıyor dikenleri.
Seni senden çok sevmiştim, suçum buydu belki,
Kendimden vazgeçip sende kaybolmaktı tek derdim.
Şimdi hatıraların koynunda avunurum sessizce,
Bir son mektup, bir kurumuş gül, bir de dinmeyen sızı.
Geceleri yastığa siner kokun, yoktur ama,
Ben var diye sarılırım boşluğa her akşam.
Takvim yaprak döker, ben aynı günde takılı,
Senin gittiğin o günde saat durdu zamanımda.
Dostlar “unut artık” der, kolay mı sanırlar?
İnsan nasıl unutur canına can katanı?
Ben seni unutmayı değil, seni hatırlamadan
Bir nefes almayı öğrendim en fazla.
Mektubun son satırında “kendine iyi bak” yazmışsın,
Bakamadım, senden sonra kendim kalmadı ki.
Senin emanetin bu kuru gül, bu resim, bu kolye,
Bir de her gece adınla uyanan bu sızı.
Seni senden çok sevmiştim, pişman değilim,
Bir ömür de verseler yine aynı yerde severdim.
>>>>>>>> NOT<<<<<<<<<<
Dizelerin her satırından gerçek olduğu, yüreğimin içinden geldiği gibi.
Kurgu olsa bu kadar canım yakmazdı. Yaşanmışlık var her hecede. O son mektup, kurumuş gül, boynunda asılı kalan kolye... Hepsi bir ömrün izi.
Yasar Yön Almanya
5.0
100% (24)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.