5
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
46
Okunma

Çantasından bir zarf verdi elime,
Düğünüm var" dedi haftaya,
Seni görmek istiyorum, gel oraya,
Çekinmeden, otur en ön sıraya.
Kimse tanımaz seni, merak etme."
Davetiyen avucumda kor oldu,
Yüreğime bir düğüm vuruldu.
Gel" dedin ya, nasıl gelinir buna?
Celladıma güllerle gidilir mi?
Gittim yine de, söz namustur diye.
Oturdum en ön sıraya, öksüz diye.
Gel" dedin, geldim işte, bak buradayım.
Nikâhın kıyılırken ben yıkılayım,
Alkışlar yükseldi, ben sustum.
Saadetine ben de bir damla tuz kattım.
Pencereden bakan gözler, şimdi yeminli.
Ben de sustum, senin gibi... Dilsiz ve yeminli.
İmzayı atarken titredi elin,
Göz ucuyla aradın mı beni, gelin?
Takılar takıldı, gülüşler sahte.
Benim boynumda hasretin ziyneti.
"Pasta keselim" dediler, bıçak benim,
İlk dilimi kader kesti, anladım.
Fotoğraf çekerlerken "gülümse" dedin,
O karede en çok ben ağladım.
Düğün bitti, herkes dağıldı.
Ben enkazda kaldım, sen saraydın.
Pencerenden bakma artık ne olur,
Bu sefer gidişime şahit olursun.
Sana son sözüm: Mesut ol, üzülme.
Ben de bir gün susarım... Elbet bir gün,
Ama pencerene bakan o çocuk,
Hiç büyümeyecek, bunu bil olur mu?
Yaṣar yön Almanya
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.