0
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
46
Okunma
Bir sabah kalkacaksın, güneş her zamankinden soğuk,
Odanın her köşesinde bir derin, bir sessiz boşluk.
En sevdiğin ses susmuş, dünya artık bir avuç kül,
Anlayacaksın ki hayat, artık yarım ve savruk.
Bakacaksın resimlere, gözlerinde yaş donacak,
Dudaklarından bir isim dökülüp, havada asılı kalacak.
Sen anlatacaksın derdini, o fotoğraflar susacak,
İçindeki o yangın, sessizlikle daha da harlanacak.
Adını her andığında, bir düğüm oturur boğazına,
Kelimeler isyan eder, varmaz dilin veda sözüne.
Gözlerin takılı kalır, geçip gidenlerin izine,
Bir daha dokunamamak ağır gelir insanın özüne.
En çok canını yakan, o "asla gelmeyecek" olan,
Gidenin arkasından sökülüp kalır koca bir yalan.
Zamanın durduğu yerdir, hatıralarda kalan,
Gerisi koca bir ömür, gönlünde bitmeyen talan.
O gün anlayacaksın, acının en keskin ucunu,
Kaderin eline bırakacaksın hayatın ucunu.
Sırtında taşıyacaksın bu özlemin ağır sacını,
Gözyaşınla yıkayacaksın ruhunun derin burcunu.
Artık hiçbir kırgınlık, incitemez seni eskisi kadar,
Çünkü en büyük deprem, kalbinde etmiş intihar.
Bir yanın hep kış kalır, bir yanın beklese de bahar,
Seni ancak o büyük, o geri dönülmez hasret yakar.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.