2
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
81
Okunma
Kaçıncı Çarpılmam?
Her tebessümün bir sır, bir kandırmaca sanki,
Bakışınla kül olmuş ateşlerim volkan kesilir.
Zamanın bağrında bir seyran başlar içimde,
Bilinmez âlemlere, kadim hatıralara yürürüm.
O gülüşünde saklıdır yeniden dirilişim,
Uyuyan zerrelerim uyanır bir bir.
Tek bir dokunuşunla başlar yolculuğum;
Berzahtan sonsuzluğa göç eder ruhum.
Bilinmezlerde kaybolurken kalbim,
Sorup dururum kendime:
“Bu kaçıncı çarpılmam ey sevgili?”
Her çarpılışımda binler âlem açılır,
Her âlem senin tebessümünle bezenir.
Nereye dönsem bir bakışın, bir iz düşümün,
Bilmem mükâfat mı bu, yoksa imtihan mı?
Halinle divaneyim kayıplar diyarında,
Zümrüdüanka misali külden doğar yanışım.
Savrulurum kanatlarında aşkın rüzgârının,
Ne yıkılırım tam, ne de tamam olurum.
Var mıdır yine çarpılmaya meylim?
Yoksa bu son sarsılışım mı?
Vuku bulsun artık o beklenen vuslat,
Zira bir daha dayanmaz bu yorgun yürek...
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.