0
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
132
Okunma

Yaratan öyle bir yoğurdu ki beni
Ürkek kedilerden daha fazlaca
Hazır tetik hudut boyunda baktım düşmanıma
Şeytanlar güvercinlere yem vermez
Savsaklamak olmaz öğünleri ve hayvanları
İlk varlayan yok olacağımı bilerek yarattı
Nihayet bileyli ömrümle depreşeceğim
Kundağımı yırtan avazıma nasihat ektim
Allah düşünmez,
Ne diye düşünsün ki; ihtimal mi var?
İnsan olan ve yaşarken ölecek benim
Pervalı ve uslu kalabilmeliyim mezara
Uzak semti düşünürüm sızlanmadan
Aç ve yağmur soğuğunu kucaklayıp
Varabilmeyi umarak da yaşarım, rezilliği.
Annemin çorba ısıtacak elleri yok,
Saat dirileri kırbaçlarken güzel olur umut
Ben büyümeyi öğrendim, üstelik kimsesiz.
Konuşmadan dolduramıyorum evimi
Kaç fatiha okudum bilmem anamın gidişine
Kıvırcık bulutların gür ve yalpalı cüssesine
Bir avuç su nasıl bırakılır çok düşündüm
Korkmayı böyle sakladım babamın yokluğuna
Güleryüzle inilmiyor merdivenlerden
Ayaklarıma bağlı gölgemi çözmüyorum
Arta kalan usanmışlıklar sığmıyor çöpe
Yine söver gibi kaçıyor korkusundan
Oysa ben evdeki karıncalara değişirim
Tırnaklarına oje derdi olmayan kedileri
Geceyi çürüten fırıncı sevinçlerine
Bir karşılık gerek, ekmeklere müşteriyim.
Karnıma sokuşturacak bıçak değil,
Lokma gerek bana; insan için de rızık.
Bu gece kaç balık sevişmiş kimse bilmiyor
Tütmeyen ocaklar şehri istila etmiş
Oysa, çamur sesiyle yürünen köy meydanı
Bana ve bize
Mert bir bağır gibi memleket gerek der.
Sarkık saçlı genç kız göbeğinden öpüyor gözüm
Kasığına bir dedikodu gölgesi inmiş
Mordan koyu, gece sızlanılan gıcırtı
Dudak pembesinden düşmüş şehvetçe
Hayırlı işler diyorum çatık kaşsız delikanlıya
Dev bir zaman üstümden geçti.
Ben ezilmedim, insan nafile yere ölmezmiş
Bir farz gerek bana,
Ölmek ve yaşamak gibi sevişmek içinde
Beni böcekten ayırsın istiyorum
Yaşamak inat ettiğim görgüyle güzel
Kıpırtılı dal huysuzluğuna yaprak gücenmez
Cesur cızırtılar taşıyor el arabası tekerleği
Ağır her yük iştahlı sesler doğuracak elbet
Can çekişiyoruz, hastaneler tıkanmış.
Faniler susup da ne yapacak anlamam!
Gövdesi hecelerden hece çıkarıyor
Yeryüzü, kemikten acılarla ağlaşmıyor
Korku!
İlah’ı sessizliğinden tanır her yaratık
Kapkara bir acı sancıyor, homurtusuz
Gece tozlar uyumazmış pervazlara sırnaşıp
Kimse sancıma gelmiyor,
Issız döşeğimde kavgam uzun ve soğuk
Ürkütüyor artık karınca sesleri
Ellerim ve bacaklarım boğuluyor
Çığrından çıkanlara uz gösterip çığır açtım
Dilenecek şeytanları bir bir ihbar ediyorum
Ben kahrı mayalayıp istiğfarla süsledim
Şimdi bana sağlamca düşman gerek
Sırtımın deşilmiş düzlüğüne tuzlar sürdüm
İzini yitirdiğim Nebi’lerin ardında kalırken
Yolumu söyledim
İkrarım tasdiklerimle bir renkte
Korkaklık sinmez ıssızlıklarla tepişirim
Her karınca yorulur, Süleyman da ölür.
İnsan erişince yılıp yığılacak muhakkak
Allah hainleri tanır, masumlar delil sunmaz.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.