0
Yorum
7
Beğeni
4,0
Puan
55
Okunma
Burçlara çakıl taşı; üç - beş
Beyaz güvercin, kızıl bulut; soğuk güneş
Sancaktar yaralandı, kale düşmek üzere
Bir - iki ; sulh vardı halbuki
Kın düştü, kılıç kırıldı; ıslanıyordu miğfer
Köprüden geçti nefer; altı
Toprak abartı, sessizlik sırda
Buhran gizli asırda...
Sokak - sokak kolcular
Kervanlar ve yolcular
Ellerinde beyaz bayrak; kimdir o
Durun; tozlu bir suretindir o
Ağaçlar düştü, pazarlar " beyaz " dağıtıyor
Gözü damıtıyor mağarada ki düşün
Nazik bir mevsimde kışın
Uçurum keskin, ölüm eski
Zaman sesli ve sessiz
Sadrımda siluetler; adlarına konan har
Çiçeği sulanmamis bahar; yükü ağır tacir
Yaralı bir muhacir edasıyla yananlar var
Uzak, Çok uzak bir memleket; kokusu garip
Değirmen taşında kırmızı; tahrip büyük
Tesadüf elekten geçti, sevmediler
Araf , huzme - hüzme gülümsüyor
Dişleri gece; uykusuz ve öylece
Bütün düşünceler düşüyor
Ve düşününce üşüyor ulak;
Çağrı yok, gözlerde kesik kulak
Sırılsıklam bir yağmur; yumruk yumruk iniyor
Diniyor kızıl ve siniyor giysisine sisin
Mitolojiden kalma yap-boz parçasi değil
Kısık sesin öylesi; ayırdı dağ ve taşı
İnsana dönüşünce hisleri, başladı yine telaşı
Ve bitmedi dünya ile nefsin savaşı
5.0
75% (3)
1.0
25% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.