4
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
125
Okunma

Yaz dediğin,
insanın içindeki çocukla barıştığı mevsimdir biraz.
Kumsal ise
kalbin en çıplak hâli…
Ne saklanacak bir gölge,
ne tutunacak bir bahane vardır.
Deniz konuşur aslında,
her dalga bir itiraftır kıyıya:
“Geçer,” der,
“en büyük acı bile geçer.”
Kumlara oturursun,
ellerinle dağıtırsın zamanı.
Her tanesi bir hatıradır;
kimini avucunda saklarsın,
kimini rüzgâra bırakırsın.
Güneş yakar tenini,
ama en çok içindeki karanlığı aydınlatır.
Bir yaz akşamı anlarsın;
insan en çok,
kalbini serdiği yerde özgürdür.
Martılar çığlık çığlığa
geçmişi taşır gökyüzüne.
Sen susarsın.
Çünkü bazı duygular
ancak denizin sonsuzluğunda anlam bulur.
Ve gece çöktüğünde kumsala,
ay ışığı vururken suya,
şunu fark edersin:
Yaz, bir mevsim değildir sadece.
Bir kabulleniştir.
Bir vedayı incitmeden söyleyebilme cesareti,
bir başlangıca korkmadan yürüyebilme hâlidir.
Kumsal ve yaz…
Biri sana geçiciliği öğretir,
diğeri kalbinde kalan sıcaklığı.
Ve insan,
en çok o ikisinin arasında
kendini bulur.
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.