2
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
125
Okunma

Lâ vücûd iklîmine düştü yine hayrân gönül
Nûr-ı celvânın yolunda âciz ü giryân gönül
Cân u ten perdesini yırtıp inerken derûna
Gark olur deryâ-yı ma‘nâya bulur dermân gönül
Âlem-i sûret içinde nice sevdâ görmüşüm
Serâb imiş meğer ey dil bütün irfân gönül
Perde üstüne perde çekilmiş bu mülk-i dile
Her nefes sırrını arar yine hayrân gönül
Nefs ateş, sabr ise deryâ-yı sükûn içre çerâğ
Rahmetin katresiyle olur şâdân gönül
Berzahın bî-ser ü sâmân ufkuna düşmüş yolum
Kıblesiz seyr içinde kaldı sergerdân gönül
Her nefes fitne kurar nefsim o zindân içinde
Kendi tuzağına düşmekte nice nâdân gönül
Kibr ü gurûr mülküne uğramaz oldum bugün
Hâk ile hem-nefes oldukça olur sultân gönül
Dünya bir hân-ı fenâdır konar göçer yolcular
Bir seferdir ki nihâyetsiz olur mihmân gönül
Fecr-i sâdık doğunca titrer içimde zikrim
Hû sadâsıyla dolup taşmada her ân gönül
Taht u tâc isteyenin gönlü esîr-i gaflettir
Nûr-ı cemâl istemekte bana sultân gönül
Nice ikbâl gördüm bu cihânın bağında
Rüzgâr imiş hepsi ey dil yine hayrân gönül
Benliği terk edenin bahtına açılır kapı
Feyz-i vahdetle dolar sînesi irfân gönül
Söz biter sükût başlar o derûnî dergâhta
Sırr-ı Hak feyz edince olur pinhân gönül
Bir nefeslik bu cihânın ne saltanatına güven
Rüzgâr gibi geçer hepsi olur virân gönül
Ey Bergüzâr, bırak artık varlık dâvâsını
Lâ vücûd sırrına düşmekte bulur iz‘ân gönül
Fenâdan bekāya açıldı nihâyet bu kapı
Nûr-ı vahdetle dolar şimdi bütün cân gönül
Gönül Adıgüzel Dural
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.