Olumlu ve coşkuluysanız, insanlar sizinle zaman geçirmek ister. jeff keller
KÜLLİYAT
KÜLLİYAT

Allah Diyen Nesilden

Yorum

Allah Diyen Nesilden

( 4 kişi )

1

Yorum

7

Beğeni

5,0

Puan

43

Okunma

Allah Diyen Nesilden


Her devrin bir sessiz çöküşü, bir de görünmeyen dirilişi vardır.
Taşlar yerinde durur, surlar ayakta kalır; fakat içerden ruh çekilirse, en sağlam duvar bile gediğe döner.

Bu şiir, bir yıkılışın haritasını değil; yıkılışın içimizde nasıl sessizce yürüdüğünü anlatma gayretidir.
Bir milletin çöküşü, çoğu zaman kılıçla değil; değerlerin yavaş yavaş içten içe eksilmesiyle başlar.

Baba ile evlât arasındaki saygı çözülür, gönül ile nimet arasına soğukluk girer, secde ile alın arasına mesafe düşerse; orada artık yalnız bir toplum değil, yorgun bir ruh kalır.

Fakat her karanlığın içinde, henüz sönmemiş bir kıvılcım gizlidir.
Ve her çöküşün içinde, yeniden ayağa kalkacak bir neslin ihtimali…

Bu şiir, o ihtimalin adını koyma çabasıdır:

Allah diyen nesil…


Surlarda bir gedik var; millet yorgun, kan revan,
Rûh kökünden kopanlar savruluyor bî-emân.

Baba evlâda mahkûm, evlât buyuran olmuş,
Hürmet denilen cevher ayaklarda pul olmuş.

Çınarlar gölge değil, kambur sayılır şimdi,
Bir vakit edep olan maskaralıkmış şimdi.

Sofrada nimet dolu, gönüller kıraç, yoksul,
Aynı evde yaşarız; ruhlarımız ayrı kul.

Minâreler susmuş da hazlar ezan kesilmiş,
Secdesiz alınların aynası putla şişmiş.

Nefis, tahta kurulmuş azgın bir ilâh gibi,
Vicdan küle çevrilmiş sönmüş bir dergâh gibi.

Merhamet mermer olmuş; gözyaşı bile sürgün,
İnsan kendi nefsine tapmakta her gün, her gün.

Bize bir hâl olmuş ki gece gündüz kor olmuş,
Cumamız pazar değil; pazarlar mezar olmuş.

Ve anladım: Çöküşler inmez gökten bir anda…
Bir millet diz çökermiş kendi öz vicdânında.

Önce özü çürütür sinsî bir inkâr rüzgârı,
Sonra rûhlar savrulur, kaybolur Hak diyârı.

Fark etmeden sönermiş milletlerin kandili,
Bir devrin mezar taşı olur susan vicdân dili.

Fakat bekler karanlık bir “Dur!” sesi derinden;
Bir gençlik doğacaktır, Allah diyen nesilden!

O gençlik ki heyhât, alnında secde izi var,
Bakışı şimşek gibi, yüreğinde kutlu nar.

Ne sahte alkış ister, ne dünyâdan bir ihsan,
Bağrında çelik gibi bir îman ateşi var.

Çelikleşmiş irâde, merhametle yoğrulmuş,
Karanlığın bağrında sabır ile doğrulmuş.

Ve o nesil gelince titreyecek put düzen,
Bir “Allah!” nidâsıyla dirilecektir vatan.

Gönül Adıgüzel Dural

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (4)

5.0

100% (4)

Allah diyen nesilden Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Allah diyen nesilden şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Allah Diyen Nesilden şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
22.5.2026 22:04:13
5 puan verdi
Kaleminize, yüreğinize sağlık. Günümüz dünyasının ve toplumun içten içe yaşadığı o derin manevi erozyonu, değerlerin altüst oluşunu ve nesiller arasındaki kopukluğu adeta bir ayna gibi yüzümüze vuran, fevkalade güçlü bir şiir.

​İlk kıtalarda tasvir ettiğiniz tablo, modern çağın en büyük çıkmazlarından biri. "Baba evlâda mahkûm, evlât buyuran olmuş" dizeniz, sadece aile içi hiyerarşinin bozulmasını değil; kadim terbiyenin ve hürmetin nasıl yok olduğunu çok net özetliyor.

Maddi refahın artmasına tezat olarak gönüllerin çoraklaşmasını anlattığınız "Sofrada nimet dolu, gönüller kıraç, yoksul" ifadesi ise çağımızın "sosyal mesafeli" aile hayatını harika özetlemiş; aynı çatıda yabancılaşan ruhlar...

​Şiirin kırılma noktası ve en felsefi derinliğe sahip kısmı kesinlikle burası:
​"Ve anladım: Çöküşler inmez gökten bir anda…
Bir millet diz çökermiş kendi öz vicdânında."
​Toplumların dışarıdan gelen bir darbeyle değil, içeriden, kendi öz değerlerini ve vicdanını kaybettikçe çökeceğini Mehmet Âkifvari bir duruşla ve çok sarsıcı bir dille ifade etmişsiniz. Sinsi inkâr rüzgârının önce özü çürütmesi tespiti, sosyolojik bir hakikattir.

​Şiir karamsar bir tabloyla başlasa da, son kıtalarda ümitsizliği yırtıp atan destansı bir ümide kapı aralıyor. Karanlığın içinden doğacak olan, alnı secdeli, menfaat gütmeyen ve iradesi çelikleşmiş o gençlik tasviri; Necip Fazıl’ın "Zaman bendedir ve mekân bana emanettir!" diyen gençlik idealini ve Akif'in Asım'ın Nesli ufkunu çağrıştırıyor.

Kelimelerin seçimi, aruz hissi veren o tok ritim (hece vezniyle yazılmış olsa da o klasik vakarı koruyor) ve kafiye örgüsü çok başarılı. Şiiriniz sadece bir durum tespiti değil, aynı zamanda uyuyan vicdanlara bir çağrı, bir "Dur!" ihtarı niteliğinde.

​Edebi yönü güçlü, dertli ve şuurlu kaleminizin daim olmasını dilerim.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL