0
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
60
Okunma
Siz benim göğüs kafesimi boş bir oda sandınız,
Oysa orası, binlerce kırık kalbin tamirhanesi.
Başkası ağlar, gözyaşı benim yastığıma damlar,
Başkası kırılır, çatlağı benim kemiğimde sızlar.
"Çok yorgunsun" dediler,
Yorgunluğum yolun uzunluğundan değil,
Yol boyu sırtımda taşıdığım o vefasız yüklerdendi.
Elimi uzattığım her bahçe, ısırgan otuyla doldu,
Ben çiçek ektikçe, siz üzerine beton döktünüz.
Sonra dönüp "neden yeşermiyorsun?" diye sordunuz...
Benim içimde bir yetim ağlar her gece,
Adı Merhamet, soyadı Kimsesizlik.
Onu susturmak için aklımı feda ettim,
Şimdi ne sesim çıkıyor, ne de yerim yurdum belli.
Siz hayatı bir pazar yeri sandınız,
Alırken kârlı, satarken ucuza kaçtınız.
Ben ise bir mabed sandım hayatı,
Girenin kapıda ayakkabılarını değil, kibirini bırakmasını bekledim.
Hata benimmiş...
İnsan kalmak, bu devrin en büyük intiharıymış meğer.
Yine de söküp atamam göğsümdeki o sızıyı,
Varsın leş koksun sizin için hayatın neşesi,
Benim nasibim, bu kederin o en asil sesi...
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.