0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
62
Okunma
Bütün ışıkları söndürdüm bu gece,
Sadece gerçeğin o çıplak, soğuk ışığı kaldı odada.
Sen giderken kapıyı değil,
İçimdeki bütün o güzel cümleleri çarptın da gittin.
Meğer ne çok yalan sığdırmışsın o küçük gülüşüne,
Ben seni bir şiirin en güzel dizesi sanırken,
Sen meğer başka defterlerin karalamasıymışsın.
Sırtımda bıraktığın o derin sızı,
Bıçak yarası değil;
"Sana inanmış olmanın" verdiği o ağır utançmış.
Şimdi hangi dilde anlatayım bu ihaneti?
Hangi su yıkar senin kirlettiğin o tertemiz güveni?
Gidişin canımı yakmadı benim,
Canımı yakan;
Giderken arkanda bıraktığın o "tanıyamadığım" yabancıydı.
Biliyorum, her ihanet bir vedayla tamamlanır.
Ama seninki bir veda değil, bir infazdı.
İçimdeki seni öldürdün,
Beni ise eksik bıraktın...
Yolun açık olsun diyemem,
Çünkü bastığın her toprakta benim hayal kırıklığımın izi var.
Artık ne sen geri gelebilirsin,
Ne de ben o eski "biz"i bulabilirim.
Her şey bitti;
Önce güven öldü, sonra biz...
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.