3
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
59
Okunma
NERDEN BİLEBİLİRDİK
Yaşanan her ne varsa sormadın bile
Unutulmuş, mitolojik bir sevda sancısı
düşünde geçmişin sülüeti
Duygu seline kapılmış ruya gibi
Uzak, çok uzak, zamanlara
Hasretin gölgesi düşüyorken
Belinde kuşak başında kofi
yüzüne motifler konmuş
mezopotamya kokenli
Leçeğin altından yanağa sarkan kahküller
Temiz uzak hayallere bürünmüş
Bir türkü namesinde
Yankılanır Aram’dan ezgiler
serin ruzgarın ürkek Ve egzotik titreşimlerinde ,
Al yanağa kırağı konmuş gıbi ıslak
Ve yılgın ayaklarda ürperen zaman
Yalın bir sevdanın zemheri damlasında
Eriyip kaybolan, yaşanan her güzel şey
Seni alıp yıldızlı akşamlara hapsederken
Rehvan atlar koşuyordu ve saçlarini okşarken, yele sitemin neden
Kaybolan her ana hükümdar bakışın
Külhan beyi azametinde nakışlı kıvrak
Seslerimizle dövüyorduk vadileri
Ve dağlara hüküm sürdüğü siyabend aşkında
Sarkıtlar inerdi gönlümüze
Çaresizlik eşkiya gibi yol kavşağında
Hançerin izini arıyordum, bakışların
tut diye kelepçelenen yorgun bir dramın
Koynunda
Umuda yelken açmış bilinmeze koşardık
Beyhude bir yaşamın son çeyreğinde
Yinede Ahmet arif okuyorduk
Halimizden anlayan
Birer Adiloş bebek gibiydik,
Yıkık duvarların gölgesinde beştaş oynarken
Mutluluğu sahipsiz bıraktık
Oysaki uzak diyarlara hapsulmuş
Özlemlerin yıpratıcı gırdabında döneceğimizi
Nerden bilebilirdik
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.